Evet, sizin dünyanız bizim uzak atalarımızın dünyasına benziyorsa, zihninizde şunu canlandırabilirsiniz: Günün birinde okyanusta giderken yerin altıncı, yedinci katına - Atlantis gibi bir yere düşmüşsünüz de orada insanlar, görülmemiş labirent kentlerde kanatları olmadan havada geziniyorlar ya da aero'ları, taşları sırf bakışlarının gücüyle yukarı kaldırabiliyorlar.
— Aptalca olduğunu nereden çıkarıyorsun, fena mı? Yüzyıllar boyu aklı yüceltip besledikleri gibi insanın aptallığını da besleselerdi, belki ondan da olağanüstü değerli bir şeyler çıkabilirdi.
Yalnızca yüzyılda bir açan çiçekler vardır derler. Neden bin yılda bir, on bin yılda bir açan çiçekler de olmasın ? Belki de bugüne dek bunu bilmememizin nedeni, bin yılda birin tam da bugüne denk gelmiş olmasıdır.
Bıçak, insan icatların en kalıcı, en ölümsüz, en hünerlisidir. Bıçak, zamanında bir giyotindi: bıçak, tüm düğümleri çözen evrensel yoldur ve paradoksun yolu, sadece korkusuz akıllara layık yol, bıçak boyunca uzanır.