"Yaşam tuhaf, değil mi? Bir zamanlar müthiş bir şekilde parlayan, son derece arzu ettiğin bir şey, onu elde edebilecekken her şeyi göze alabilecekken, biraz zaman geçtikten sonra ya da ona biraz farklı açıdan bakınca, şaşırtıcı derecede önemini yitiriveriyor."
"O zamanlar ben de her akşam geminin oval penceresinden buzdan aya bakıyormuşum gibi bir his duyuyordum; kalınlığı yirmi santimetre, sert buzdan oluşmuş saydam aya. Ama yanında hiç kimse olmuyordu. O ayın güzelliğini ve soğukluğunu biriyle paylaşmadan, tek başıma onu seyrediyordum."