İçsel yabancılık tarafından belirlenmiş bir kendilik, kendi içinde reddetme zorunluluğu hissettiği şeyi, kendi dışında bir yere yerleştirmek ve dolayısıyla mücadele etmek için sadece dış düşmanlar arar. İçsel kimlik referanslarına dayanan bir kendilik ise, ayakta durabilmek için düşman imgelerine ihtiyaç duymaz.
Çocukken muhtaç ve çaresizdik. Hayatta kalmamız, anne-babamızla uzlaşmamıza bağlıydı. Kurban durumunda oluşun yarattığı iç terör, işte bu nedenle derinden varoluşsaldır. İşimizi, sosyal konumumuzu veya sosyal rolümüzü kaybettiğimizde kişiliğimizin temelden sarsılabilmesinin nedeni budur.