Kadınlar durmaksızın ağlıyorlardı, adamın gözleri kuruydu kuru olmasına ama o da ağır bir ateşli hastalığa tutulmuşçasına tir tir titriyordu. İşin en zor yanı henüz bitmemişti. Hıçkırıklar gözyaşlarına karışırken bebek de çukura indirilip büyükbabasının yanına yerleştirildi, ancak doğrusu hiç de güzel durmamıştı, öylesine küçük öylesine önemsiz görünüyordu ki, adeta aileden değilmiş de bir kenara itilmiş gibiydi. Tam o esnada adam eğildi, bebeği yerden aldı, büyükbabanın göğsünün üzerine koydu, ihtiyarın kollarını küçük bedeni saracak şekilde kavuşturdu, evet, şimdi olmuştu, ebediyen dinlenmeye hazırdılar,
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
...can çekişir gibi görünen büyükbabam, saat kulesinin vuruşundan biraz önce birdenbire gözlerini açtı, atacağı adımdan pişman olmuş gibiydi adeta ve ölmedi.