"Bizi arzudan ve ümitsizlikten mahvediyorsun, ey Şehvet'in Asma Bahçesi! Cemiyetin bütün sütunları desteğin. Deniz gibi dalgalı ve çılgınsın. İçine girilemeyen korkunç bâkire! Zehir sunucu! Ölümün sâkisi şahane hayvan... Göklerin derinliğinde akıp giden yıldızcıklar bize senden daha yakın, çok daha yakın. Etrafında bir alay kara domuz. Sen düpedüz fahişe olacak kadar temiz kalpli olsaydın, onlar da insan olarak kalabilirlerdi belki. Sen uslu akıllı bir bâkiresin, lambasını söndürmeyen bir bâkire . Beklenmeden gelen kocanın vecit ve hazları için hazırlanmış. Ne entarini kirlettin, hoş entarin de yok ya, ne tenini. Hoş kirlense de umurunda değil ya..."