"Kendinize uygun yeri henüz bilmiyorsanız, onu algılarınızı açarak ve sessizce aramanızı öneririm...
Motivasyon duyduğunuz bütün iyi şeyleri yapmaya başlayarak Yaşam Deseni'ndeki rolünüzü oynamaya başlayın.
Bunlara, insan hayatını genellikle karmaşıklaştıran bütün yüzeysel şeylerden daha çok önem verin."
Misyonumuzu nasıl buluruz? Günün her anını en iyi hâlimize ulaşmak için kullanarak, bulunduğumuz yerde içimizden gelen bütün iyi şeyleri yaparak, kişisel yeteneklerimizi ve en derin isteklerimizi araştırıp geliştirerek ve Tanrı'nın hayatımızdaki sesini dinleyerek. Kendimizi bu şekilde yaşamaya adarsak, kişisel misyonumuz zaman içinde kendini açığa çıkaracaktır.
Kişisel misyonunuzun bir parçası, bir çocuk yetiştirmek, ülkenizin başına geçmek veya eşinizi bütün kalbinizle sevmek olabilir. Sanata muazzam bir katkıda bulunmak veya tarihin akışını değiştiren bilimsel bir keşif yapmak için buraya gelmiş olabilirsiniz. Belki de yerel ilkokulda üçüncü sınıflara eğitim vermek için buradasınız. Kişisel misyonunuzun dünyevi kapsamı ve ölçeği önemli değildir; önemli olan, özellikle kendinize uygun olan rolu bulmak ve benimsemektir. Birçok kişi kendilerine yeterince önemli görünmediği veya yeterince para kazandırmadığı için kişisel misyonuna sırtını dönüyor. Hayatlarının geri kalanını bir terslik olduğu veya bir şeyleri kaçırdıkları duygusuyla geçiriyorlar.
"Önce gerekli olanı yapın, sonra mümkün olanı yapın ve çok geçmeden kendinizi imkânsızı yaparken bulursunuz,"
Misyon arayışımızda genel olandan kaçınamayız veya uzak duramayız. Bu yolu denersek, kişisel olanı kaçırırız. Hepimiz dünyayı daha iyi bir yer hâline getirmek için buradayız.