H

H
@morgendorffer
126 okur puanı
Şubat 2019 tarihinde katıldı
Duygular elbette kararlarımıza katkı sağlar, ama burada önemli olan duyguların ilk çıkış anındaki yanıltıcılığını hesaba katmaktır. Bu zihinsel virüs birçok insanın içinde mevcuttur. Bu virusten tamamen kurtulmak mümkün olmasa da bu özelliğe sahipsen, sonuca varma noktasına zamanı uzatarak, duyguların baskın etkisinden kurtulabilirsin. Böylece içinde bulunduğun duruma daha geniş ve mantık çerçevesinden bakman mümkün olacaktır.
Sayfa 115
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Kendini eleştirme virüsüne sahip kişiler, eleştiri yaparken olayları değil kendi kişiliklerini eleştirirler. Zarar veren kısım bu, bir nevi kendi bindiği dalı kesmek gibi.
Sayfa 115
Kişi sınavı kazanma becerisi olmadığı için mi, yoksa içindeki olumsuz kehanetin etkilerinden dolayı sorumluluklarını anlamıyla yerine getirmediği için mi kazanamadı sınavı? Bu durumu sadece sınavlarda değil hayatın birçok alanında yaşıyor tam insanlar. Ilişkilerinde, iş hayatında, okul ortamında... Işin güzel tarafı sadece olumsuzlar için geçerli değil bu kendini gerçekleştirme kehaneti. Senin zihnin de bozuk plak gibi aynı olumsuz şeyi tekrarlıyorsa onun yerine bazen iyi olma ihtimalini eklemen sonucu değiştirmen konusunda etkili olabilir. Bu durumun metafizik bir şey olduğunu ya da evrene gönderilen mesajlarla ilgili olduğunu düşünmüyorum. Sadece kendini olumlu ya da olumsuz bir şeye koşulladığın zaman, ona göre hareket ediyorsun ya da yapman gerekenleri yapmıyorsun.
Sayfa 113
Birey reddedilmek korktuğu için, ilk adımı atmıyor, hep diğer insanlar onu çağırsın istiyor. Bir süre sonra o hiç ilk adım atmadığı için çağrıldığı yerler ve katıldığı ortamlar azalmaya başlıyor. Ilişki azalınca "Bak, yine aynısı oldu, beni reddettiler," diyor. Eğer bu viruse sahip olduğunu düşünüyorsan, bugüne kadar reddedilmek korktuğun için neleri kaçırdığını bir düşünmeni isterim. Bugüne kadar reddedilmekten dolayı kimse ölmedi, ama hayallerine ulaşan insanlar sıklıkla deneyenlerden çıktı.
Sayfa 112
Çocukken başımıza gelen olaylar konusunda, elimizde gücümüz ve seçeneklerimiz yoktu. Ve içinde bulunduğumuz bu durumlarda yaşadığımız acı katlanılmaz hale gelip zihnimizde acıdan kaçma ve bir daha yaşamama arzusunu çok güçlü hale getirmiş olabilir. Bu durum yetişkinlik döneminde her türlü zorluktan, riskten kaçmaya neden olabilir. Kişi kendisini konforlu bir alana hapseder ve kısıtlı düzeyde yaşamaya çalışır. Halbuki yaşamanın kendisi risktir. Insan kendi potansiyelini keşfetmesi, yakın ilişkiler kurabilmesi için hep risk almak zorundadır.
Sayfa 111