O yangınlar bu dağlarda bu taşlarda mı tutuştu? Korku bu dağları mı bekledi? Bu dağların gördüğünü mü kimseler görmedi? O ağır yük bu dağların mı omuzlarına bindi? Bu dağlar da mı tanık tutulduklarına tahammül etti? Bu dağlar da mı mahşerde konuşacak sıradağlardandır, o vakte kadar insanlar yalan yanlış konuşacak mıdır?
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Zaman geldi. Fakat huzursuzum ben. Hayal meyal hatırladığım dedemin hikayesi mi benim huzurumu kaçıran? Zamanında daha fazla anlattırmak, daha fazla dinlemek, daha fazla bilmek ve öğrenmek mümkünken, hikayenin kahramanı henüz sağken ve bana bu kadar yakınken nasıl bu kadar gafil olabilmişim? On iki yaş! Çocukluğun taşıyamadığı merak yegane müdafaam benim. Gafletin bir kefareti olsa katbekat ödeyebilirim. Ama yok. "Yitik zamanın peşinde"yim.
"Ne geldin bana?" diye sordu Medeia. Gözlerini Iason'un gözlerine dikti:
O kadar insan var, niye bana geldin?
Ama iyi oldu gelmen bir bakıma.
Yüreğimdeki yükü dökmek artık daha kolay,
Herkese senin alçaklığını anlatmak.
Seni ben kurtardım. Her Yunanlı bilir bunu.
Boğaları, silahları, Post'un ejderhasını
Ben yendim. Seni ben kazandırdım.
Kurtarıcı ışığı ben tuttum sana.
Babamı, evimi bırakıp
Yabancı bir ülkeye geldim arkandan.
Ben getirdim düşmanlarının sırtını yere,
Ölümlerin en korkuncunu Pelias'a ben verdim
Şimdi bırakıyorsun beni.
Nereye gideyim? Babamın evine mi?
Pelias'ın kızlarına mı yoksa?
Hepsi düşman kesildi
Senin yüzünden bana.