Şayet Allah, senin kendine yetmeni isteseydi; ulu bir dağda yalnız bir çınar olarak yaratırdı. Ama yalnız değilsin. insanların duygularını duyabilmek için kocaman bir gönülle donatıldın. Gönlünü yalnızca kendine saklama."
İlla her seyin sana iyi gelmesi gerektiği bencilliğine nereden ulaştın? Belki de senin birilerine iyi gelmen gerekiyor. Belki de bir gönle şifa olman. bir derdi anlaman, anlayamasan dahi sadece sefkatle dinlemen, duygudaş olman gerekiyor.
YÜRÜMEK, ÇOĞU ZAMAN BİLMEKTEN ÖNCE GELİR VE İNSAN, ANCAK ADIM ATTIKÇA İÇİNDEKİ KARANLIĞIN DAĞILDIĞINI FARK EDER. HAKİKAT, ADRES SORANLARA DEĞİL; ÇAĞRIYI DUYUP YOLA ÇIKANLARA GÖRÜNÜR. DAVETLİLER İSE DOĞRU YOLU BİR ŞEKİLDE BULUR.
Bu dünyada herkesin yerine getirmesi gereken bir görev vardır. Bunu unutmadığın müddetçe gerisi o kadar da mühim değil. Fakat bunun haricinde her şeyi bilsen de hiçbir şey bilmiyor gibisindir."
Çünkü biz, çoğu zaman yürümeyi erteliyoruz. Önce her şeyi bilmek istiyoruz, bunun mümkün olmadığını bildiğimiz hâlde. Oysa Bab'Aziz'in öğretisi, tersine işliyor Yürüdükçe bilirsin. Sen yeter ki adım at, gerisi gelecektir.