Düşmanı bozguna uğratmanın bir başka yolu da kılıç kadar keskin bir zekaya sahip olmaktı. Türklerde bu fazlasıyla vardı. Kılıç kadar keskin zeka ışığında krallar avlanır, kaleler zaptedilebilirdi. Ve, bir kez anlıyoruz ki, mücadele'nin sadece topla, tüfekle olmadığını bir Türk'ün başarısıyla teyit etmiş, olduk
Osmanlı'nın yıllar geçse de, galibiyetle sonuçlanan savaşlarında bile hep süvari birlikler ön plandaydı.
Bu topraklar şehit kanlarıyla alındı.
Velhasım kelam, her alanda süvari birlikleriyle de, donanmasıyla da, Osmanlı'nın ayak izleri mevcut.
İslam Devleti sevgiyle kuruldu.Çünkü, Medine'deki peygamber bütün insanlığa gönderildi.Bu sayede sevgi, saygı, hoşgörü bütün İslam topraklarında zuhur etti.
Allah'a olan bağlılık yerine kendi aralarında şeytan partisi kurmayı amaç edinenler eninde sonunda hüsrana uğrayacaklardır.
Allah birdir, değişmez.Yalnızca onun kuralları geçerlidir.
Miraca yükselen peygamber, ve namaz kılmaktan ayakları su toplayan sahabeler, peygamberler ve Allah dostları.Ümmet olma bilinci iyi birer insan olmaktan geçer.
Kudüs, müslümanlar için neden önemlidir? Çünkü, miracın ilk basamağı,
Namazın farz kılındığı,
İsmini bizzat Rabbimizin verdiği,
Ümmetin kalbi, iman şehridir...
İslam'ın olan o mukaddes belde, ilmek ilmek işlenmeli tüm dimağlara.Biz, müslümanlar ise ümmet bilinciyle Kudüs'ü daha çok haykırmalı ve sesimizi yükseltmeliyiz.