7 Ekim 1976 tarihli mektubunda izlenimini şöyle açıklar:
Adamın gücüne, sevgisine hayran oldum.Şimdiye kadar böyle gerçekten imanlı bir adama rastlamamıştım.Fakat ona da, örümcek kafalı, miskin sağcılar sahip çıkıyorlar.
Atay'ın yaklaşımında alaycılığın ölçüsü milliyetçiliği bastırıyordu:
Ülkemiz bir haritaya benzer... Ülkemiz birbirine benzemeyen birçok medeniyetin beşiği olmuştur.Bu beşikte birçok medeniyet sallanmıştır, birçok medeniyeti uyutmuşuzdur.En son kurulan medeniyet ekmek medeniyetidir.
Atay kâh "Öz Türkçeciliği" tiye alan bir anlatım geliştirir, kâh bir çeşit "İlmihal" yazar ve Eski Türkçe meraklılarını silkeler.Bilinç akışı yöntemini de değişken biçimde kullanır.
Yıllar geçtikçe Oğuz Atay'ın yerli gelenekçi çizgiye yakınlaşan okumaları -en azından günlüğünde not aldığı kadarıyla- artmış görünüyor.1974'te Osmanlılık üstüne daha çok yazıp çizer, Atay'ın milliyetçi eğilimlerini ayrı olarak 81. maddede gözden geçirmeye çalıştım.
Turgut, orkestradan bir şarkı istemeye karar verir ve Metin'e sorar:
Ben en çok, 'Yıldızlar düşerken bir gece, Tanrıya yalvardım gizlice, 'var ya onu severim işte.Bütün yıldızlar başına düşsün.