çalınmış şiirlerim gibisin
isyanlarım bitmedi hala...
Bu böyle sürüp gitmeyecek biliyorum
Bir sabah bir dilencinin avuçlarına bırakacağım kalbimi
Ahmet Selçuk İlkan
bağışlayın, ama bu kartondan yapılmış gibi duran yüzlere baktığımda,
kahkahaya benzemeyen kahkahaları duyduğumda
kendimi sık sık cehennemin bağırsaklarındaymışım gibi hissediyorum...
neden hep kötü ile daha kötü arasındaydı seçimlerimiz?
nefret ettiğin insanla iyi geçinme çabasına siz medeniyet diyorsunuz,
ben sahtekarlık diyorum.
Charles Bukowski
hangi çiçek, diğerini “sarı açtı” diye ayıplar?
hangi kuş, “farklı ötünce” diğerine yasak koyar?
derisinden, dilinden ötürü öldürülüyor insanlar.
ah insanlar...
her şeyi bulup kendini bulamayanlar…
bazen yapayalnız hissediyorum kendimi şu dünyada,
diğer zamanlarda ise biliyorum yapayalnız olduğumu.
kalabalığa karışmak için hiçbir özellik gerekmez
ama YALNIZ ve DİK durmak için
gerçekten çok şey gerekir.
bir odanın kapısını kapatıp yalnız kalmak,
her zaman hayatımın en güzel şeylerinden biri olmuştur.
Charles Bukowski