Thomas Lickona, karakter eğitimi hakkında yazarken, "Başkalarına karşı doğru olanı yapmak için, kendi kendimizi -arzularımızı ve tutkularımızı- kontrol edebilmeliyiz," diyor. "Duyguyu aklın denetiminde tutabilmek, irade gerektirir."
İnsanın ben-merkezli odağını ve dürtülerini bir kenara bırakabilmesinin sosyal yararları vardır: Empatiye, gerçek dinlemeye, başkasının açısından bakmaya olanak tanır. Bildiğimiz gibi, empati ilgiye, hayırseverliğe ve şefkate yol açar. Bir şeyi bir başkasının bakış açısından görebilmek, önyargılı kalıpları kırarak hoşgörüyü ve farklılıkların kabulünü doğurur. Bunlar, giderek çoğulcu bir nitelik kazanan toplumumuzda insanların karşılıklı saygı içinde yaşamalarını ve verimli bir toplumsal diyalog yaratılmasını sağlamak açısından gitgide daha fazla ihtiyaç duyulan becerilerdir. Bunlar, demokrasinin temel sanatlarıdır.