Serinin ikinci kitabı olan canavarlarda hüzünlüdür, bana garip bir şekilde insanın olduğu ve olabileceği kavramlarını çok net hatırlattı. Luzuia ve Luxuria ikisinin ruhlarının bir olması luzuia'nın potansiyeline rağmen, luxuria gibi olamam korkusu ve kendini sürekli sabote etmesi ,insanın en büyük düşmanının yine insanın kendisi olduğu gerçeğini gözler önüne seriyor. Nagihan gökçe kabal özellikle kadın haklarına ,eserlerinde çok fazla yer vermesiyle gönlümde taht kuruyor . Bir çok kadının cadılıkla itham edilip yakıldığı Orta Çağ'a inanılmaz göndermelerde bulunmuş. Bu insanlık Tarihi'nin en cahil ve iğrenç trajedisine gönderme yaparken aynı zamanda Luxuria'nın manolya'yı yakılmaktan kurtarması sonucu uğradığı ihanetle bizlere bazen bazı şeylere edilen müdahale nin nelere mâl olabileceğini hatırlatmıştır. Lorenzo karakterini oluştururken büyük bir sabır gösterdiğine eminim :) çünkü Lorenzo ismini okudukça sinir sistemim çöktü . Aşk konusunda yorum yapmak istemiyorum çünkü artık insan olarak bir şeyler hissedebildiğimi bile bilemiyorum sidra o yüzden yok... İnanılmaz bir emek ve kurgu var kesinlikle okunmaya değer bir eserdir. Özellikle kadın arkadaşlarım için öneriyorum. Kendi hikayesini yazmaya çalışan her kadın için...