"... Gerçekleri açıkça söylemekten korkmuyorsak 'ana sevgisinin' ömür boyu süren gönüllü bir kölelik olduğunu kabul etmemiz gerekir. Kişiliğini hiç beğenmediğimiz bir insana duyduğumuz cinsel tutku, kölelik sanılır. Oysa asıl kölelik çocuklarımıza duyduğumuz bu umarsız aşktır. Kaldı ki, cinsel tutkular bitiverir günün birinde. Ama çocuklarımıza aşkımız hep sürüp gider. Müebbet aşka mahkûmuzdur. Günün birinde af çıkacak, müebbet aşktan kurtulacağımız umudu da yoktur -kesinlikle yoktur."
"Bence yüzde yüz sevgi, sevgilerin en katıksızı, bir annenin ya da anne durumunda olan bir kadının bir bebeğe duyduğu sevgidir. Çünkü o bebeğin henüz bir kişiliği olmadığı için, bir kusuru da yoktur. Dağ selleri gibi gürül gürül akan bir aşk duyarsınız bu dünya güzeli et parçasına. Bebekler, bebek kaldıkları sürece, salt mutluluk verirler annelerine."