At vuruldu; içim paramparça Rüveyda
Gölgelerin ardına sakladım kusurumu
Sen orda kayıtsızca gülümsüyor gibisin
Ben burda damla damla eriyip akıyorum
Yine de, bırakamam yerlere gururumu
İstenmediğim yeri usulca terk ederim...
"Yaşamak isteyip yaşayamadıklarının, yapmak isteyip yapamadıklarının, bütün güzel ihtimaller gözünün önünde yitip giderken kurtarmak isteyip de elin kolun bağlı bir köşede durmak zorunda olmanın kırılma sesi vardır. Bu his insanı uykusundan uyandırır."
"Sen, sana haksızlık edeni bile onlara yük olmayacak efendilikte hayatından çıkarıyorsun, onlar sana sen her şeye yazık etmişsin gibi bakıyor. Oysa sen kendini olanları affederek daha fazla arkandan vuramazdın, nasıl baktıklarının artık önemi yok."
Sen her şeyin farkındayken, neyin neden yapıldığını adın gibi bilirken karşındaki insanın seni aptal yerine koyup üstüne paranoyaklıkla suçlaması. Keşke artık yalanın bile kalitelisi bizi bulsa da saygı duysak.