Mert Can Akdoğan

Mert Can Akdoğan
@mrtcnkdgn
Ut-Napiştim'in Gılgamış'a öğütleri
İnsan soyu kırılmalı hep sazlıktaki bir kamış gibi! Ne seçkin kızlar, ne seçkin delikanlılar götürüldü, bir düşün, ölümün eliyle, ölüm ki hiç kimse görmemiştir onu, ölüm ki yüzünü görmemiştir hiç kimse daha, sesini duymamıştır hiç kimse; insanları kırıp geçiren acımaz ölüm! Evler kurmuyor muyuz her zaman, anlaşmalar yapmıyor muyuz her zaman, mal bölüşmüyor muyuz her zaman, düşmanlık mı yok ülkede her zaman, deniz kabarmıyor mu her zaman, dalga götürmüyor mu her şeyi?" Güneşi gören gözler yok oluveriyor günün birinde! Uyuyanla ölü aynı şeydir; ölümün resmini çizen çıkmamıştır, ne var ki insan, var olduğundan beri [...]nin tutsağıdır hep. Günün birinde [...] Toplandı Büyük Tanrılar, Anunnakiler, Yazgı Tanrıçası Mammitu yazgıları belirledi onlarla birlikte; hem yaşamı verdi biz insanlara, hem de ölümü, ama ölümün zamanını vermedi."
Sayfa 103 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
1000Kitap
Reklam
İçkicibaşı Gılgamış'a dedi ki: "Nereye koşuyorsun böyle, Gılgamış? Eline geçmeyecek aradığın yaşam. Tanrılar insanoğlunu yarattıklarında yalnız ölüm oldu ona verdikleri, kendi ellerinde tuttular yaşamı! Karnın dolu olsun yeter Gılgamış, sen ona bak, gece gündüz eğlenmene bak, gününü gün et, keyif sür, çalgılarla gece gündüz gül oyna, hep güzel giysiler olsun üstünde, başın temiz olsun, bedenin yıkanmış olsun, elinden tutan yavruna bak, karın mutluluğu tatsın göğsünde, budur insanoğlunun tek yapacağı."
Sayfa 96
1000Kitap
Enkidu daha da kötüleşti bu arada, on birinci gün, on ikinci gün öyle geçti, on ikinci günün sonunda yatağından doğrulup Gılgamış'a seslendi, yanına çağırıp dedi ki: "Kardeşim beni sevmiyor demek, dediği gibi Uruk'ta [...] dövüşürken korkmuştum, beni yüreklendirmişti; o gün beni kurtaran kardeşim yüzüstü bıraktı şimdi. Ama sen de, ben de [...]" [...] [Tabletin bundan sonraki bölümü yitik.]
Tanrı kızları: Sümer ve Asur tapınaklarında, buraların giderini karşılamak için "fuhuş" hizmeti veren genç kadınlar bulunurdu. Bu fuhuşun bir amacı da, yapan kişinin Tanrı'yla bütünleşmesini sağlamaktı. Bu kadınlar sokağa çıktıkları zaman özellikleri anlaşılsın diye başlarını örterlerdi.
Sayfa 32 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları