Cocuk, yalnız anneye değil, kendi arzusuna da bağımlıdır. Her ikisi de kaybedilip yeniden bulunabilir. Belki de sıkıntı, sadece günlük yaşamın yasının tutulmasıdır?
İnsanların rüyalarına hiç zorlanmadan yaptıkları şeyi -yani unutmayı- endişeleri için de yapmaya çalışmaları gerekir. Bir endişeyi hatırlamak, bir rüyayı unutmak kadar kolaydır.
Çocuğun sıkıntısının, en kafa karıştırıcı kınama biçimiyle, yetişkinin çocuğun dikkatini dağıtma isteğiyle karşılanmasına ne kadar da sık rastlanır; yetişkinler adeta çocuğun hayatının mutlaka devamlı ilginç olması, ilginç kılınması gerektiğine karar vermiş gibidirler. Çocuğun ilgileneceği bir şeyi bulmak için kendisine zaman tanıması yerine ille de her an bir şeylerle ilgilenmesi gerektiği yönündeki talep, yetişkinlerin en baskıcı taleplerinden biridir. Sıkıntı, kişinin kendisine zaman tanıması sürecinin bir parçasıdır