Muratt

Muratt
https://1000kitap.com/gonderi/174049402 https://1000kitap.com/gonderi/179639540 Hiçbir şeye sahip ya da ait değilim. Derinliğine erişemediğim ve yürümekle bitiremediğim tuhaf bir dünya hikayesi içindeyim.
Puan vermedi·127 syf.··
Beğendi
·
2024 9. kitabı
Fuzûlî'nin Cengâverleri: Şarap ve Esrarın Temsili Kavgası Divan Edebiyatı alanında okuduğum ilk eserdi. Betimlemeler ve yeni yeni öğrendiğim kelimelerle karşılaşmak beni hem zorladı hem de meraklandırdı. Bu yüzden eseri birkaç kez okumak durumunda kaldım. Ancak bu süreç oldukça keyifliydi. Beng ü Bâde, Fuzûlî'nin 444 beyitten oluşan kısa bir mesnevisidir. Beng ile Bâde’nin hem kendi aralarındaki atışmaları hem de onları temsil eden karakterlerin meclislerindeki tartışmalar, okuyucuya hayli zengin ve mizahi bir anlatımla sunulur. Eserde yalnızca iki ana karakter değil; pek çok soyut kavram da somutlaştırılarak (teşhis) ve konuşturularak (intak) olay örgüsüne dâhil edilir. Fuzûlî, bu eserinde “kuru” (esrar) ile “sulu”yu (şarap) sembolik bir savaşa sokar ve zaferi şaraba verir. Bu zafer, edebî açıdan yalnızca bir mecaz değil; dönemin siyasî, kültürel ve mistik anlam dünyasını da yansıtan derin bir simgedir. Bâde’nin meclisinde yer alan Saki’nin bir süreliğine Beng’in meclisine yönelmesi, Bâde’nin meclisinde büyük bir infial yaratır. Herkes Saki’ye sert eleştiriler yöneltir. Ardından Bâde, meclisine danışarak bir çözüm yolu arar. Savaş çağrısı yapanlar olur; “vurup savaşalım” diyenler çıkar. Ancak Bâde, doğrudan savaşa girmek istemez. Önce nasihatle durumu çözmek ister. “Eğer öğütleri dinlemezlerse, savaşmak boynumun borcudur,” diyerek elçi göndermeye karar verir. Bu noktada “mayası bozuk” Boza, kendisine görev verilmemesine rağmen elçi olmak ister. Bir ara o kadar coşar ki, Beng’in barışı kabul etmemesi hâlinde onu alaşağı edeceğini söyler. Bâde, bu teklifi kabul eder. Boza’ya, Beng’in kötülüklerini anlatan sözleri aktarıp onu elçi olarak yollar. Fuzûlî gibi dehalar söz meydanına çıktığında, mesele ne anlatıldığından ziyade nasıl anlatıldığıdır. Bu mesnevideki esas güç,
Divan
Beng ü BadeFuzuli · Ötüken Neşriyat · 2019191 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Biraz uzun sürdü bu inceleme
Puan vermedi·144 syf.··
2025 4. kitabı
·
42 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2025 21:59
Okuma eylemi sabit değil; zamanla biçim değiştiriyor, anlamı da farklılaşabiliyor. Bazen aynı kitabı seneler sonra okurken farklı bir pencereden yeniden bakmak gibi. Bir roman, bir hikâye, bir şiir her okurda başka bir yerden açılır, başka bir yerden sızar içeri. Bazen bir ses, bazen bir imge, bazen bir boşluk etkiler insanı. "Sakalsız Bir Oğlanın Tragedyası" da bana yeniden farklı bir pencereden bakmamı sağladı. Biraz şiir kitabı incelemesinden çok, şairin hayatının incelemesi gibi olmuş olabilir bu yazı. Kitabı ilk okuduğum zamanlarda pek bir şey anlamadığım olmuştu. Sonradan yeniden elime alma, okuma fırsatı buldum. Bu sefer bir şarkı üzerinden giderek şiirlerini yeniden okudum. Şairin kendine has bir yalnızlığı var. Ötekileştirildiği, dışlandığı sıralarda boşuna kullanmıyor "Arkadaş" mahlasını. Yine ötekileştirmeye karşı avaz avaz şiirlerinde kendini ifade ediyor. Şiirlerine karşı gelen yol arkadaşları oluyor. Hatta 2021 yılında "Merhaba Canım" belgeseli çekimleri yapılırken, arkadaş olduğunu neredeyse inkâr edecekler olmuş. Belli şiirleri basılmıyor, yaşarken hiç şiir kitabı olmuyor zaten. "Bir gün bir şiir kitabım olursa, adı 'Sakalsız Bir Oğlanın Tragedyası' olacak," diyor. Kısa ömrü yoksulluk, hastalık (osteomyelit), acı ile geçiyor. Yaşadıklarını; isyanını, mizahı, ironiyi, acıyı, hüznü şiir yoluyla anlatıyor. “Onlara rağmen. Yaşarken zaten manipüle edilmiş, öldükten sonra eseri tırpanlanmış. Ama bugüne ulaşan şiirlerinde dahi kendini avaz avaz ifade eden bir insan var karşımızda.” “Allah ile kediyi eş görmek… Bir leylekle solucanın sevişmesinden, farklılıkların sevgisinden bahsetmek… Bunlar gerçekten döneminin acı edebiyatının içinde büyük cesaretle yaptığı şeyler. Dönemin entelektüel çevresi “şuna biraz mantık anlatın, leylekle solucan arkadaş olur mu”
Şiir
Sakalsız Bir Oğlanın TragedyasıArkadaş Zekai Özger · Ve Yayınevi · 20191,090 okunma
Puan vermedi·198 syf.··
2024 12. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 16 Mayıs 2024 14:20
Peri GazozuPeri Gazozu Hiç aklıma da yokken tesadüf eseri arkadaşımın bana kitabını hediye etmesi ile bende Ercan KesalErcan Kesal’ın Hayat yolculuğuna eşlik ettim. İlk başlarda kitap belli bir hikâye akışı ile gitmediğin den zorlandım. Tabi sonra bir film izler gibi olayları bende gözümde canlanarak okudum. "Yaşadıklarınızdan kan ter içinde kalırsınız. Ama bir şeye hâlâ inanırsınız nedense. Bu dünyada hâlâ rüzgârlar esiyor ve onlar sizin terinizi kuruturlar. Mutlaka kuruturlar..." Bu toprakların yazgısı olan acı doluluklu hayat hikayesini dinledim hatta yazar bile hayatının bir dönemin de Bozkır dan tayini İstanbul'a çıktığın da artık beni hiç bir şey şaşırtmaz dediği zamanlar da bile aslında hiç bir şeyin değişmediği dertlerin aynı olduğunu yaşadığı hayattan bize aktarmış. Aslın da bizim de zaman zaman sosyal medyada, etrafımız da karşımıza çıkan haberlerden gördüğümüz kiminin utanç duyduğu, yardım eli uzatmak istediği anları gözümüz de yeniden canladırmış. Belki uzaklar da ama benim de benimsediğim umutla tutunduğum bir iki alıntı ile devam etmek istiyorum "Benim aklımda kalansa, sarılmayı unutmuş bir ülke. Bir yandan ağlayan, öte yandan kollarının arasında kendine bir yol arayan, kaybolmuş yıllarına acıyla bakan ülkem..." "İnsan, kendinde olmasını istediği herhangi bir şeyi bir başkası için de aynı şiddette isteyebiliyorsa "insanım" diyebiliyor." Yazarın da dediği gibi" korkusuzca, hiç bir kaygı taşımadan gezdiğimiz çoçukluk günlerimiz çok geride kaldı. " Yine de bir umut olduğuna inanıyorum çok zor olmamalı….
1000 Kitap
Peri GazozuErcan Kesal · İletişim Yayınevi · 20196bin okunma
7/10
·584 syf.··
Beğendi
·
2024 5. kitabı
Masalla gerçeği ayırt edebilenlere" bir alıntı ile başlamak istiyorum. Belli bir kısmımızın farkında olduğu sadece düşünebildiği içine doğduğumuz bu çarkta bir şeylere engel olmak istediği yapamadığı iç geçirdiği kötülükler masum çoçuklar dan doğaya verdiğimiz zararları yeniden gözümüzün önüne seriyor. "İnsan.. biraz hayvan, biraz daha hayvan." fark edebildiğimiz zaman gördüğümüzün değerini bilebiliyoruz. Yaşama katkıda ve saygıda bulunduğumuz sürece anlayışımız daha derin hissedebiriz. Kitapta geçtiği gibi kötülük bize değmediği sürece bir şey yok gibi yaşamaya devam ediyoruz. Normalleştirilmiş kötülüklerin olduğu bir Dünya da yaşıyoruz. Kimse yaşadığı hayatı seçemiyor isteyerek kötü olmuyor şartlar ne sunuyorsa bizde onları yaşıyoruz. Din, Dil, Irk hiç birimizin seçimi değil. Küçümseyen dışlayan her davranışı her zaman nefretle kınıyorum Aeden yeniden benim için bunları yeniden göz önüne sererek farklı bir serüven ile okuyucular'a yansıtıyor Biri okuduğum kitabı önerirmisin dese sanırım tam anlamıyla tanımlayamam ama kesinlikle önerimdir. :)) her şeyi yaşamış olabilirim kitabı okurken  Evrenin içinde ne kadar küçük olduğumuzun fark edebiliriz kendi inandıklarımızı savunurken diğerlerini kötülüyoruz. Aynı yaratıcıya inanıp farklı dinlerde yaşamı sürdürürken aynı yolların kavgasını veriyoruz. Yaratıcının adıyla cinayetler katliamlar yapılıyor. Hepsi özünde doğru olanı yaşamayı motive ediyor. Farklı inanç sistemlerimizi çıkarlarımızı birbirimize kabul ettirmeye çalışırken ne çok ayrılmışız ve düşman olmuşuz. Kötülükleri finanse eden kargaşaya süreleri fark edemediğimiz sürece bu kavga devam edecek. Otoriteyi ve gelenekleri olduğu gibi kabul ettiğimiz sürece bir sonuca varamıyacaz gibi her şeye rağmen iyi kalabilenlere.. :))
1000Kitap
AedenAkilah Azra Kohen · Everest Yayınları · 201814,3bin okunma
10/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2023 11. kitabı
·
39 günde okudu
·
Okunma: 19 Temmuz 2023 10:43
Ah Madam Michel... Puan ve beğeniden daha çok Kalbimi bırakıyorum. Bu kitap ile tanışma fırsatı veren arkadaşıma sonsuz minnetlerimi sunuyorum.
Kirpinin ZarafetiMuriel Barbery · Kırmızı Kedi Yayınları · 20259,8bin okunma