Dünyada tarihi baştan yazan önemli bir keşiftir Göbeklitepe.
Günümüzde hala tam olarak gizemi çözülememiş bir ritüel alanı. Hatta yapılan keşiflerle ölüm kültüyle ilişkili olan bir ritüel alanı.
Kitapta Göbeklitepe’nin nasıl keşfedildiği, T sütunlarının anlamlarını, üzerindeki figürlerin neler olduğu ve neyi simgelediği ve civardaki diğer Göbeklitepe benzeri yapıları anlatıyor kitap.
İlk defa bu kitapla ‘paganizm’ konusuna giriş yapanlar için ağır gelebilir. Ama paganizm konusunda bilgi sahibi olanların rahatça okuyacağı bir kitap. Hatta okurken sizler bile bazı simgeler üzerine fikir yürütebilirsiniz.
Bölgeyi ziyaret eden bir tanıdığıma orayı sorduğumda ‘Sadece taşlar var, bir şey anlamadım.’ gibi bir yorumda bulunmuştu. Ama benim gibi paganizm konusuna ve semboller üzerine merakınız varsa oradaki ‘her bir taş’ size fısıldar.
Göbeklitepe’nin keşfinden önce bulunan Nevali Çori’yi de anlatılıyor kitap. Ama maalesef bu alan baraj yapımıyla sular altında kalıyor. Kim bilir oradan da ne fısıltılar duyacaktık.
Paganizm konusunu seviyorum ve yazarın bütün kitaplarını okudum. Bu kitap da yeni çıktı. Bu uygulama üzerinde kitabın ilk incelemesini benim yazıyor olmam da büyük bir mutluluk.
Taşların fısıltısını duyacağınız keyifli okumalar…
Genelde kafatası ölüyü temsil ederken vücudun geri kalan kısmı ‘ölüm yolculuğuna’ hazırlık bağlamında vahşi hayvanlar tarafından parçalanmaktaydı. … Eskiden Mısır’da bedenler çakallara parçalatıldığı için, çakallar bir şekilde ‘ölüme hazırlayan’ olarak kabul edilmiştir, daha sonraki dönemde çakal başlı Tanrı Anubis de ‘ölüme hazırlayan’ olmuştur.