Onu bilmiyorlardı; Selim artık bir kişi değildi, bir birey değildi. O, kimliksiz bir Homo sapiens, adsız, geçmişsiz, geleceksiz bir varlıktı, bir numaraydı. "Ben" kavramı üzerine onca yıl kafa yormuş, varoluşun ne anlama geldiğini anlamaya çalışmış, kendini bulmaya çabalamıştı; ama şimdi "ben" yok olmuştu. "Ben ve kendim, sen ve kendin" neydi bunlar? Bu kavramlar doğuştan mı geliyordu, yoksa sonradan mı öğreniliyordu?