Dengeyi bulma çabası,stres tepkisi sistemleri travma sonucunda değişmiş kişiler için son derece yıpratıcı olabilir. Stresin verdiği acıdan kaçmak uğruna uç hatta bazen yıkıcı düzenleme yöntemlerine baş vurulduğu vakidir.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Beyin anlam üreten bir makine; her daim dünyayı anlamlandırma çabası içinde. Dünya görüşümüz insanların iyi olduğu yönündeyse, insanlardan iyi şeyler bekleriz. Bu beklentiyi insanlarla etkileşimimize yansıtır ve böylelikle onlardan da iyilik görürüz. İçsel dünya görüşümüz kendi kendini gerçekleştiren bir kehanete dönüşür. Beklentimizi yansıtınca, beklentimizin gerçekleşme olasılığı artar.
Hani derler ya, "meşe palamudunda saklıdır ağaç olma potansiyeli. " Bu söze hep hak vermişimdir. Meşeyi anlamak istiyorsak, önce palamuduna bakmalıyız.
Dünyaya gözünü açan hiçbir bebek "önemli miyim? " diye merak etmez. Bu dünya hayranlık uyandıran şeylerle doludur. Fakat daha ilk nefeslerinde bu minicik insanlar çevrelerini anlamlandırma çabasına girişir. Onlara kim bakacaktır? Onları neler rahatlatacaktır? Böylelikle pek çok yavrucağın yaşamı rengini belli etmeye başlar; kimileri kendilerine bakan kişinin öfke patlamalarına maruz kalarak, kendilerini rahatlatacak bir sesten veya nazik bir dokunuştan bile mahrum kalarak tanışır hayatla. Bu ilk karşılaşmalarla beraber, insanlar olarak deneyimlerimiz de farklılaşmaya başlar.
"Esneklik " ve "dayanıklılık" darbeler karşısında yıkılmamayı, zorluklara direnebilmeyi çağrıştıran sözcükler. Oysa 'resilience' düşmemeye değil, düştükten sonra kalkabilmeye işaret ediyor.