-Babam şimdi bir hain mi oldu, anne?
-Oldu ya!
-Hain ne demek peki?
-Ne mi demek? Ettiği yemini bozan demek.
-Hepsi hain mi olur bunu yapanların?
-Kim yapsa hain olur, asılmayı da hak eder.
-Ettiği yemini bozan herkesin asılması mı gerek?
-Evet hepsinin.
-Kim asar onları?
-Kim asacak, namuslu insanlar.
-Öyleyse yeminlerini bozanların hepsi budala:
O kadar çok ki öyleleri,
Ne diye onlar tutup asmıyor namusluları?
Kendini boşuna harcamış olur insan,
Dilediğine erer de sevinç duymazsa.
Yıktığın hayat kendininki olsun daha iyi,
Yıkmakla kazandığın şey kuşkulu bir mutluluksa.
Vurmak buna derler işte! İnsan cehennemin kapıcısı oldu mu yandı, anahtar çevirmekten imanı gevrer.
(Kapı vurulur.)
Güm! Güm! Güm!.. Kim bu cehennem davulcusu? Bir çiftçidir: Bolluk olacak diye kendini asmış. Tam vaktinde geliyorsun. Bol mendil getir bari: Neden dersen, fena terleyeceksin burda.
(Kapı vurulur.)
Güm! Güm!.. Kim o, şeytanın ta kendisi mi yoksa? Vallahi, bu gelen ikiyüzlü softa olmalı: Akın kara, karanın ak olduğuna yemin eden, Tanrı adına dünyayı kandırmış, ama Tanrıyı kandıramayıp gelmiş buraya. Gel bakalım, gel içeri koca softa!
(Kapı vurulur.)
Güm! Güm! Güm!.. Bu da kim? Ha, tamam!.. Bir İngiliz terzisi. Kumaş çalmış, hem de daracık bir Fransız pantolonu biçerken. Gel, terzibaşı, gel de ütünü kızdır burda!
(Kapı vurulur.)
Güm!.. Güm!.. Dur dinlen yok!.. Kim o? Ama cehennem olamaz burası, fazla soğuk. Vazgeçtim şeytanın kapıcısı olmaktan. Her meslekten bir adam karşılayım demiştim, bahar bahçelerinden geçip cehennem ateşlerine gidecekler arasından.
(Kapı vurulur.)
Peki, geldim! Ama kapıcıyı unutmayın lütfen!