Gülüyorsun, kuşlar uçuyor yüreğimin kıyılarına
kıyısındayım dipsiz bir uçurumun
gülüyorsun,
güvercinler taşıyor içimdeki cenazeyi
bir tebessüm sebebidir seni naaşımın başında ağlarken görmek
gülüyorsun, ölesi gelmiyor insanın
sen hep gülsen diyorum
istanbul daha yaşanılır bir hal alıyor sen gülünce
birleşiyor iki yakası
beyaza boyuyor çocuklar bütün duvarları
sen gülüyorsun dünya unutuyor dönmeyi
utancından saklanacak bir dağ yamacı arıyor güneş
doğanın bile dengesini bozan gülüşünün karşısında benim sağ çıkmamı bekleme bu savaştan
sen güldün ısındı içim
sen güldün, ben sana su olmak istedim
içimin kurumuş pınarları çağlıyor sen gülünce
gülsen diyorum, bir kez olsun gülsen gözbebeklerimin içine bakarak
yeşillense içimin kurak toprakları
soğuk bir kış sabahında gökyüzünde beliren güneşe benziyor yüzün
bir kez gülsen, ısınacak tüm şehir
rahata kavuşacak bütün sokak çocukları...
Bektaş Şenel & Ömer Solmaz