Bana öyle bir isim ver ki senin adının yanında dursun.
Seni anan beni de ansın. Seni hatırlayan beni hatırlamadan olmasın.
Bir “ile” koy aramıza bizi birbirinize bağlasın.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
O zamansızlık zamanında, cennet ırmağının kıyısında Âdem onunla göz göze geldi. Kuşları,tüyleri ürkütmekten korkarcasına elini uzattı yavaşça.Parmaklarının ucundan dökülen yaseminleri gösterdi.İçine dolan ses ve ışığa,sevince sarmaşığa,usulca sen kimsin,dedi.Bildiğini bir kez daha bilmek,kelimesini bir de ondan duymak istedi.
Ben kadınım,dedi Havva,ama bu benim sıfatım.Adımı henüz bilmiyorum.
Sonra döndü Âdem’e,aklına bir şey gelmişti. Sesi bengisular gibiydi.
Bana,dedi,bir isim ver,varlığım olsun.
Durdu,aklından yeni bir şey geçti.Bana,dedi,sen isim ver,varlığım senin olsun.
Elini göğsünün üzerine koydu.
Sanki, dedi,bak tam şuramda, sol yanımda,kalbimin altında bir yer eksik kalıyor. Sonra bu kadarla kalmıyor,o eksiklik bütün ruhuma doluyor. Ne yapsam eksilmiyor ne yapmasam dolmuyor.