Dikkat! Spoiler içerebilir.
Nikolay Gogol’ün kaleme aldığı "Bir Delinin Hatıra Defteri" adlı eserde, sınıfsal ayrımlar yoğun bir biçimde işlenmiştir. Yazarın kendisi de yoksul fakat soylu bir ailede büyüdüğü için bu çatışmaları yakından tanır; nitekim "Palto" adlı eserinde de hayatından izlere rastlamak mümkündür. Eserde, bir devlet memuru olan Poprişçin’in alt ve üst tabaka farkını iliklerine kadar hissettiğini görüyoruz. Poprişçin, üst tabakaya mensup müdürünün kızından hoşlanmaktadır. Ancak bu durumun imkânsızlığını kendisi de fark eder; bunu, mektuplarda kızdan bahsederken kendini dizginlemeye çalışmasından anlarız. Alt tabakadan olması onu öylesine yaralamıştır ki, hoşlandığı kızın köpeğini bile kendisinden daha üst bir konumda görür. Sınıf ayrımı Poprişçin’i o kadar sarsar ki, akıl sağlığını kaybetmeye başladığında kendini yeni "İspanya Kralı" ilan eder. Bu sanrı, karakterin adaletsiz sistemden ne denli bunaldığını ve yalnızlaştığını gözler önüne serer. İspanya Kralı olduğunu iddia ettikten sonra akıl hastanesine kapatılır. Eserin son kısımlarında semalara yükselme arzusu, onun bu dünyadan kurtulup özgürleşme ümidini simgeler. Annesine hitaben yazdığı, "Anacığım, kurtar bu perişan oğlunu... Ona bu dünyada yer yok, her yerden kovuyorlar onu," şeklindeki yakarışı, onun derin yalnızlığından kurtulma ve şefkat arayışını çarpıcı bir şekilde anlatmaktadır.