Burayı kütüphane defterim olarak kullanmaktayım. Okuduğum kitapları kayıt etmek ve onlarla ilgili not alabilmek için.
Özel mesajlarıma ise bakmıyor, cevap vermiyor, buradan arkadaş edinmiyorum.
Yâ Rabbî Bana ruhû, vicdânı, lisânı veren sensin. O ruhû ki dâim sana incizâb eder; o vicdânı ki dâim seni takdîse şitâb eder; o lisânı ki dâim senin tahdîs-i niamınla feyz-i dîger iktisâb eder.
İlâhi! Rûhun seni müşâhede-i gâibânesi… Yokluk içinde varlığın bir nişânesidir.
(Ey Tanrı! Bana ruhu, vicdanı, dili veren sensin. O ruhu ki hep sana yönelir; o vicdanı ki hep seni kutsamaya koşar; o dili ki hep senin nimetine şükrederek başka başka bolluk ve sevinçler kazanır.
Ey Tanrı! Ruhun seni tanımaksızın görmesi… Yokluk içinde varlığın bir belirtisidir.)
Antik köleliğin hüznün vücut bulduğu İsa gibi, proleteryanın erkekleri, kadınları ve çocukları da bir asırdan bu yana korkunç acılara, ağır iş yükünün kemiklerini kırmasına, etlerini koparmasına, sinirlerini germesine ve açlığın bir yandan midelerini kemirirken öte yandan beyinlerin uyuşturumasına katlanmaktadır. Ey tembellik, şu sonu gelmez sefaletimize acı! Ey tembellik; sanatların ve soylu erdemlerin anası… insanoğlunun ızdıraplarına merhem ol!