z.

10/10
·416 syf.··
2025 6. kitabı
-Hey bal arısı, küçük bir çizik için mi ağlıyorsun? -Baba, çok kötü acıyor. Fena düştüm, ayağım kırılmış olabilir. -Öpsem? -Hemencecik geçer. ** -Hey bal arısı, bir küpe için mi ağlıyorsun? -Kü-Küpe için değil. Acıyor... Kolum, yani omzum acıyor. Babam burada olsaydı geçerdi. -Baban doktor mu? -Değil. -O zaman burada olsaydı bile kolun için hiçbir şey yapamazdı. Yine acısı geçmezdi. -Hayır, geçerdi. -Nasıl? -Öperdi. -Öpünce geçiyor muydu? -Hemencecik geçerdi. "Bazı yaralar öpünce geçmez. Kimse gelip yaralarından öpmez, bu yüzden kendi yaralarını kendin sarmayı öğren" dedikten sonra bizi bırakıp yoluna devam etti. Oysaki o hep yaralarımdan öperdi, kaç yaşında olursam olayım... Ama kimse onun yaralarından öpmemişti, değil mi? Ben öperdim, ama o bunu bilmiyordu. ____ Ukde'nin babasının onu tanımadığı dönemde ve daha o küçükken onu tanıyor ve biliyorken yaptığı konuşmanın benzerliği... Kitap o kadar dram içeriyor ki neredeyse her sahnesine ağlayacağım o derece. Bir o kadar da komik ve fark ettiremeden tebessüm ettiren sahneler de var. Başlarken konusunu bilmeden ve birçok spoiler yiyerek başlamıştım ama iyi ki başlamışım asla pişman değilim, o kadar güzeldi ki... Kitabın konusu kısaca Ukde'nin kendisi hakkında acı gerçeği anne ve babasının tartışmasında öğrenmesi ve annesinin babasını gözlerinin önünde aynı gün vurarak öldürmesi üzerine babasının mezara, annesinin de hapse girmesi. Ukde'nin bir yıl boyunca bu acıyla baş edemeyerek yaşaması ve bir gün abisi gibi gördüğü Taner'le birlikte çok içtikten sonra araba kazasıyla 1998'de uyanmasıyla daha doğmadığı, doğmasına birkaç ay kala bir döneme gelmesi. Burada onun amacı, ailesinin yaptığı bu mutsuz ve zoraki evlilikten onları kurtarıp, doğduğu günde kendini evrenden silmek. Tabi hiç hesapta olmayan bir şekilde aşık
Öyle Bir UğradımMaral Atmaca · Ephesus Yayınları · 20232,106 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
10/10
·352 syf.··
2024 13. kitabı
Kitabı bitirdiğimde yarım saat tavanla bakıştım ve dedim ki; Ne? Ne? Ne? Bu nasıl bir kitap? Ters köşeye öyle bir düştüm ve okudukça elimden öyle bir bırakamadım ki o kadar güzeldi. Böyle ters köşeli kitaplar bence muhteşem. Kitabı başta okuyup okumamak arasında kararsız kalmıştım. Klasik hizmetçi-patron ilişkisi falan sanıyordum ama okuyunca öyle olmadığını anladım. Kitap üç bölümden oluşuyor ve sadece birinci bölümü okuyan biri Nina'dan apaçık nefret edebilir. Ama benim kitaptaki en sevdiğim karakter o oldu. Her neyse ne diyordum? Kitabın yazımı, akışı o kadar iyiydi ki birinci kısım bittiğinde ve ikinci kısmın bir bölümünü falan okuduktan sonra gece 1 gibi kitabı bırakıp uyumaya karar verdim. Ama kitabın konusu o kadar zihnime yerleşmişti ki merak etmeden duramıyordum. En sonunda uyuyamayacağımı anlayınca okumaya devam ettim ve gece üç- üç buçuk gibi kitabı bitirdim. Asla pişman değilim. Bölümler kısa ve akıcıydı bu yüzden okudukça okuyor, bölümleri bitirdikçe kapatmak yerine sonuna kadar gidiyordum. İyi ki de gitmişim. Normalde en karanlık, vahşet olan kitaplar bile olsa romantik de olmadan, içinde aşk olmadan bana çok sıkıcı geliyordu. Ama bu asla öyle değil. İçerisinde romantik türü olmamasına rağmen bayıldım. Gerçekten gerilim türü okumayı sevenlerin bayılacağı bir kitap.
HizmetçiFreida McFadden · Olimpos Yayınları · 202311,6bin okunma
10/10
·360 syf.··
2024 6. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 18 Ocak 2024 08:12
İnceleme yazmayı genelde sıkıcı bulurum ama bu kitap hakkında yazmak istedim. Kitabın konusu; karısını aldatan bir kocanın, metresini öldürmesi suçuyla hapse atılması ve avukat karısının onu savunması. Açıkçası kitabı okurken o kadar rahatsız olmuştum ki kendisini aldatan birini savunmasından, bu yüzden kitaba bir kaç gün ara vermiştim. Ama yine de bitirmek istiyordum çünkü yarım bırakmayı sevmem. Fakat kitap zaten sürükleyiciydi, eğer kitaba ara vermemiş olsam muhtemelen bir iki güne bitirirdim. Kitabın başrol kadın karakteri kendisine saygısı olan, o kadar mükemmel bir kadındı ki başlarda gerçekten onu savunmasına şaşırmıştım. Olayı sonradan anladım diyebilirim. Avukat olması başta olmak üzere karakterini de düşünürsek şu anki idolüm olabilir. Kitabı okurken herkesin katil olabileceğini düşünmüştüm, sonunda şaşırmamak için kendimi zorluyordum. Ama katil hiç beklemediğim biri çıkınca bir süre kendime gelemedim. Büyük bir şok yaşadım çünkü. Spoiler vermek istemiyorum fakat kitabı okumadan sadece son bölümü okusam belki anlamazdım ama son bölümde taşlar öyle bir yerine oturdu ki, hem rahatlama hem de şok etkisi yarattı. Buna rağmen kitabı ve yazarın kalemini çok beğendim. Tekrar tekrar okumak isteyeceğim türde bir kitap. Okumayı düşünen veya okuyacak kitap arayan biri varsa şiddetle tavsiye ederim.
Kusursuz EvlilikJeneva Rose · Epsilon Yayınevi · 2023333 okunma
10/10
·400 syf.··
2023 16. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 30 Ağustos 2023 18:17
'' ''Drew burası Türkiye.'' Omuzları sarsıla sarsıla ağlarken, ''Benim Ülkem,'' dedi özlem dolu bir sesle. ''Çocuk yaşta terk etmek zorunda kaldığım ülkem.'' Yeşil'in ona olan içli bakışlarını görünce, ''Evet.'' dedi başını usulca sallayarak. Burası senin ülken, Dilsiz kız.'' Yeşil ıslak gözlerle ona gülümsedi. ''Peki sevdin mi? Onun güzel yüzünü seyre dalarken, ''Ben bir tek kendi ülkemi seviyorum.'' dedi içi acırcasına. ''Kendi ülkemi çok seviyorum, Dilsiz kız.'' Yeşil'in suratı asıldı, hiçbir şey anlamadı. Oysaki Drew için ne Amerika vardı, ne de Türkiye, onun kutsalı olan tek ülke bir çift yeşil gözün sahibiydi. Evet, Yeşil onun evi, sığınağı ve ülkesiydi. Drew kendi ülkesini çok seviyordu, hem de çok. '' Okuduğum kitaplar arasından en iyilerindendi diyebilirim. Zaten favori karakterim Drew Bruce Marshall oldu :)) O kadar güzel bir karakter ki... Kitabın bu serisinde en çok sevdiğim kısımlardan biriyse, Yeşil'in konuşması ve bunu ilk Drew'in duymasıydı. Harika bir sahneydi. Kitabın okunuşu mu desem yazım şekli mi desem her neyse gayet akıcıydı, her bir kitabını birer günde bitirdim. Zaten sabırsızlıkla bekliyordum çıkmasını. Yazarın önceki kitaplarından birini de okumuştum ve gayet başarılı, kendisini de çok seviyorum. Kitaplarını daha çok ama :)) :*
Ötanazi Okulu 4Maral Atmaca · Ephesus Yayınları · 20234,102 okunma
2/10
·416 syf.··
2022 44. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 19 Kasım 2022 20:25
İlk incelemem oluyor, ilk incelemem de çok da beğenmediğim bir kitap üzerine. Kitabı merak ederek listeme ekleyip, okumuştum yalan yok. Ama kitabın okunabilir yanından çok klişeler vardı. - Mesela bir bölümün bitimi heyecanlı bi yerde kaldıysa, oradan devam etmek yerine ertesi güne, bir hafta sonrasına veya bir ay sonrasına atlıyordu. Karakteri tam olarak da anlatmamış yani okuduğumuz zaman karakterle bağ kurmamız zorlaşıyor. Bu ve buna benzer kitaplar okumuşluğum var ama açıkçası kitaptaki yaş farkı, hiç bi suçu günahı olmayan ve dünya tatlısı denebilecek sevgilisini aldatması vs kalitesini düşürüyor. Konusu bu o yüzden çok bir şey diyemem ama gerçekten gereksiz ve saçma bir izlenim veriyor. - Örnek verecek olursak ilk bölümlerden birinde Thayer yani baş erkek karakterin Salem'i sevgilisinin kucağında görünce sanki ona sahipmiş gibi tepkiler verip sevgilisine saldıracak dereceye gelmesi saçma. Çünkü daha Thayer ve Salem arasında hiçbir şey yok. Sadece komşu ilişkisi. Bu tepkiyi Salem'in sevgilisinin Thayer'e göstermesi gerekirken Thayer'in saçma triplere girmesi hoş değildi. - Kitaptaki kız baş karakter, babası tarafından istismara uğruyor, ablası ve annesi de buna dahil. Ama bunun acısını karşı tarafa geçirmemiş diye düşünüyorum. Yani, bize bunun zorluğunu, nelerle baş ettiğini anlatmış ama tam olarak vurgulayamamış diye düşünüyorum. - Kitabın genel olarak kötü yönlerinden bahsettim ama olsun. Bu arada konusu güzeldi, konusu yönünden bir sıkıntım yok. Akıcıydı. Kısa sürede bitirdim. - Kitabı sevmedim değil sevdim ama okunmasını tavsiye edebileceğim türden bir kitap olduğunu düşünmüyorum ve tavsiye etmiyorum.
Yaban ÇiçeğiMicalea Smeltzer · Ren Kitap · 2022746 okunma