Ev insanın her halini bilir. Hani duvarların dili olsa da konuşsa derler ya. Benim evimin duvarları neler gördü neler. Ben o duvarlara baktıkça hep mutlu olduğumuz zamanları görüyordum. Ben o zamanları geri istiyordum. Eski zamanları geri istiyordum.
Tapuyu verirken de “benim maaşımla geçindik,senin kazandığını da biriktirdik selime”. İki şişle ördün bu evi hayrını gör dediydi,ağlattıydı beni. Evin her duvarında, kapı kollarında, mutfak dolaplarında, çekmece kulplarında bile elimin,elimizin izi var. Kolay mı bırakıp gitmek? Binbir güçlükle aldığımız eşyalardan vazgeçmek?
“Artık gelecek kaygısı duyma,ben varım” desin. “Bana bir şey olursa o var” diyebileyim, “birlikte hallederiz” diyebilsin, böyle biri olsun. Gelecekse böylesi gelsin diyordum.