Türk azdır diye bulma bahane,
Odun bir şulesi besdir cihane.
(Türkler azdır diye kimse yanlış hesap yapmasın, ateşin bir kıvılcımı dünyayı yakmaya yeter.)
İlgi Kültür Sanat Yayıncılık-248 sayfa
Ecdadımızın 500 küsur sene nakış nakış işleyip Türk-İslam kültürüyle yoğurarak “Vatan” eylediği Rumeli. Balkan savaşları ve I.Dünya Savaşı ile nice acıların yaşandığı Rumeli. Gücümüzün zayıflamasıyla geride bıraktığımız ve hala sahiplen(e)mediğimiz evlad-ı fatihan. Kanayan yaramız Rumeli.
Rumeli diyince içi titremeyene Türk denir mi? Emekli asker, Doç. Dr. Hasip Saygılı’nın Kosova Türk Temsil Heyeti Başkanı sıfatıyla 2009-2010 yıllarında Kurmay Albay rütbesiyle görev yaptığı sırada anı ve gözlemlerini kaleme aldığı; söyleşilere, mektuplara, fotoğraflara yer verdiği eserde; bu yürek titremesini görüyor ve hissediyoruz.
Kendine has mizacıyla Hocamız “Yakın geçmişimizin muhasebesine yanaşmamayı tercih ettik. Uğradığımız ağır travmaların yasını da tutmadık.(sayfa 153)” tespitiyle halen yanlış yolda yürüdüğümüzü ifade ederken “ Acaba biz Türkler retoriği öne çıkarıp işin özünü kaçırıyor olabilir miyiz?(sayfa 197)” serzenişinde cehaletimizi âdete gözümüze sokuyor. Rumeli’yi didik didik ederek önümüze koyuyor, “her biri bir mülkü harap edecek” dertlerimiz için retorikten öteye geçerek neler yapılabileceğini “Rumeli için içi doldurulmamış Evlad-ı Fatihan söylemini eğitim, kültür, ticaret ve sosyal ilişkiler ağı ile elle tutulur hale getirmek hedeflenmelidir.(sayfa 150)” hedefiyle “Rumeli’de Bizden Ne kaldı?” kitabında ifade ediyor.
Türk’ten daha Türk olan Boşnakları, Suzi Çelebi’yi ve metruk kabrini, boğazlanan Mareşal Mehmet Ali Paşa’yı, Sultan Murat Hüdavendigar’ı, Raif Efendi ve Melami Tekkesi’ni, Mümin Lama Baba’yı, şehit Hafız Arif Efendi’yi ve daha nice Rumeli’yi vatan yapanları bu kitapta buluyoruz.
Rumeli’nin halen kanayan yaramız olduğunu ve kitabı okuduktan sonra Rumeli konusunda ne kadar eksik olduğumuzu bir kez daha gördüm.
Kızıl Gül 1 “Pontus’a Darbe”-Fatih KAPLAN
Kitabı okumama vesile olan Kitap Şuuru Hareketi’ne, Gaziantep TÜRKAV’a, Eğitimci Yazar Sayın Oğuzhan SAYGILI’ ya; kitabını imzalı olarak gönderen yazarımız Sayın Fatih KAPLAN’ a teşekkür ediyorum.
Kitap 212 sayfadan oluşmakta, yazarımızın deyimiyle “Geçmişte yaşamış kahramanların adını yad etmek ve geleceğe bir nebze olsun ışık tutabilmek” amacıyla yazılmış tarihi bir romanda bir eserdir. Kitabın basımını yaparak kültür ve edebiyat dünyamıza kazandıran Erbaa Dernekler Federasyonu(ER-Def)’na ve yazarımıza, örnek teşkil edecek bir eseri meydana getirdikleri için ayrıca teşekkür ediyorum.
Eser, Erbaa, Niksar, I. Dünya Savaşı’nın hemen öncesinde yaşananlar ile savaşın çıkması ile Tercan, Erzurum ve Sarıkamış yolunda yaşananlara tarihi roman tadında ışık tutmaktadır.
Kahramanımız Abdülkerim ve kardeşleri, evliya Behrullah Efendi’nin yanında, Erbaa ve çevresinde Rum ve Ermenileri takip etmekte ve onlarla mücadele etmekte, savaşın yaklaşmasıyla yaptıkları hazırlıkları devlete rapor etmektedirler. Anastas ile çetesi, yabancı devletlerden de yardım alarak isyan hazırlığı yapmaktadırlar. Tam bu sırada I. Dünya Savaşı’nın patlak vermesi ile Abdülkerim, Ömer ve Recep gönüllü olarak cihat yolunda şehit olmak için asker ocağına katılırlar. Sarıkamış yolunda önce soğukla sonra düşmanla mücadele ile komutanlarının emrinde ilerlerler.
Kitap, okuyucuya sürükleyici bir anlatım sunmaktadır. Abdülkerim ve kardeşlerinin, Behrullah Efendi, türbedar Şaban Efendi gibi evliyalarla yaşadıkları, romana ayrıca tat katmıştır.
Kitabın mutlaka devamı olmalıdır. Eserin ismindeki gibi I. Dünya Savaşı’nın bitimiyle Pontus’la mücadele, yine kahramanlarımızın katılıyla devam etmelidir. Hatta Mustafa Kemal’e, Topal Osman Ağa’ya kitapta yer verilmelidir. Devam
Kızıl Gül 1Fatih Kaplan · Kültür Yayınları · 201928 okunma