İnsanlara elbette para gereklidir. Benim sana ve yakınlarıma anlatmaya çalıştığım, insan hayatında paradan daha değerli şeylerin olduğudur. Bunların en değerlisi de inançlarımız ve ülkülerimizdir; inançlarımızı ve ülkülerimizi paylaşanlara gösterdiğimiz ilgi ve sevgidir.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
“Ve tanrı, delileri yarattı. Kendini akıllı sananlara akıl versin diye…” cümleleriyle başlıyor kitap. Kitabın sonunu getirdiğinde siz diyorsunuz “İyi ki tanrı delileri yarattı…”
Gazetecilik bölümünden mezun üç kafadarın(Şeyma, Arda ve Sabit) idealleri peşinde koşarken toplumdan soyutlanmış, engelli bir insanın belgeselini çekmek istiyorlar. Araştırmaları sonucunda belki de hayatları boyunca uğramayacakları bir mahallede Yakup ile tanışıyorlar ve roman burada başlıyor.
Kitabı beş-altı ay önce okudum. Kitaba ilk başladığımda sıkıldım. Sonrasında ise elimden bırakamadım. Üzerinden zaman geçmesine karşın Fadıma ninenin yöresel ağzı, eski yazar Haluk beyin filozofça sözleri , bakkal Nuri amcanın sessiz Yakup ile sohbetini hala unutamadım. Roman belli bir kesime ve okuyucuya yönelmiş gibi dursa da her okuyanın Yakup’un hikayesinde, Şeyma’nın arayışında, kendini toplumdan soyutlayan Haluk ve Münir beylerde, torununu büyüten Fadıma ninede, konuş(turul)an tahta kapıda kendinden bir şey bulacaktır.
Kitabı okursanız dil akıcılığı, harika betimler , tespitler, cümle kurgusu sizi bekliyor. Güzel dilimiz Türkçenin ehil insanların elinde, edebiyat şölenine döndüğünü görüyorsunuz. Yazarımız Kürşat YOZCU’ nun kelime dağarcığına hayran oluyorsunuz.
Ülkemizin menfaatsiz en büyük okuma ve okutturma projesi Kitap Şuuru sayesinde “Ve Tanrı Delileri yarattı” kitabını okudum. Teşekkür ediyorum.
#kitapşuuru