Merve

Merve
bu evrende küçük tatlı bir zerreyim
56 okur puanı
Haziran 2019 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
sesinde üç çiçek açıyor usulca
dün bir podcast dinledim. diyordu ki bu dünyada istediğiniz kadar kendinizi bir noktaya getirmeye çabalayın işin sonunda bir hiç olacağız ve toprağın altında olacağız. bir yazar, bir diplomat, belki dünyanın en zengini, en güzeli ,en çirkini hepimiz günün sonunda bir adım daha sona yaklaşacağız. Biraz mantıklı biraz mantıksız geldi. Özümüze döneceğiz diye özümüzden vazgeçmek gibi bir şey. Çünkü insan olmak çok derin bir mesele. İdeallerimiz olmasa ve sadece yiyip içip uyuyup öylece basit bir hayat sürüp ölseydik hayvandan ne farkımız kalırdı. İnsanlığın kutsallığından uzak bir yaşam olurdu bu. Belki de hırslarımız bizim yaşam motivasyonumuz. Kim bilir. Öyle büyülü yaratıklarız ki aslında. Potansiyelimizin farkında olsak ve hakkını vererek yaşasak yaşamak öyle güzel ki. İşte kafamı kurcaladı bu mesele. Neyse can sıkıntısı ürünleri hep bu düşünceler. Şimdi uyumama yarım saat kalmışken yazmak çekti canım biraz. Maya Perest’in öyle huzurlu bir sesi var ki biraz onun şarkılarını açtım dinliyorum. İyi ki şarkılar var. Neyse siz bunları düşünmeyin. Hatta düşünmeyin bana kalırsa gelişine yaşayın çoğu zaman. İyi geceleriniz olsun.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Döndürüyor
Bu denli güzel bir kadın nasıl olur da hep ağlarken yakalanırdı bana diye düşünürdüm. Onunla tanıştıktan sonra neden ağlaması gerektiğini öğrendim. Gözlerinin altındaki çukurlarda büyütmesi gereken karanfilleri var.
Hatırı yok mu?
Bugün bir sinir kriziyle birlikte balkonumdayım yine. Uzaktan bir düğün sesi geliyor “Hakkari klasiği”. İnsan hep kendi mutluyken herkes de ortalama o duygulardadır sanıyor. Yada mutsuzken. Görünce anlıyorsun. Biriktirmeye başladım son zamanlarda. Önceden anında yaşardım ne yaşanacaksa. Artık ertesi gün mesai günüyse erteliyorum.😅 Sonra bamm. Patlıyor aniden biriken her şey. Biliyorum o kadar da uç değil hayat. Gerçek… Gerçek çok soğuk, çok gri. Birde gösteri panayırı var tabii. Gerçeği reddedişin gösterisi. Herkes olmadığı gibi, anlatılanlar süslü. Çocuk gibi olmaktan vazgeçememişsen eğer, inanıyorsun. Öyle güzel oyunculuklar düşünün. Vazgeçmen gerekiyor tabi bi yerde artık çocuk kalmaktan. Büyümek bedenini yırtarak ruhun büyümesiymiş aslında. Amacını yitirmesiymiş vücudunun. Ben büyümek istemiyorum artık. Keşke 18 yaşındayken ölseydim.
Sevgili günlük bugün İnstagramda bir akım gördüm çocukluk fotoğrafınla şimdiki halinin fotoğrafını koyuyorsun yapay zeka senin küçük haline sarılırken fotoğrafını oluşturuyor. O kadar hoşuma gitti ki girdim hemen fotoğraf oluşturdum. Sanki gerçekten biri bizi öyle çekmiş gibi hissettim ve vallahi bi anlık duygulandım. 🥹🤍 Bu anı da buraya bırakmak istedim. Keşke gerçekten sıkı sıkı sarılabilseydik küçüklüğümüze. ✨
simply failing
Dolunayın etkisi galiba bugün biraz hırçınım. Yada sadece bir sebebe ihtiyacım vardı. Çıktım kendime yemek ısmarladım. Kulaklığımda en hareketli, en enerjik müziklerle yürüdüm restorana doğru. İçeri girip dört kişilik masada yalnız başıma yemek yerken tek başımalığımla yüzleştim. Artık tatlı bir his vermiyor bana galiba. Kendimden, ruhumdan parçalayıp verdiğim bir sürü insanı oturttum karşımdaki sandalyeye tek tek. Bazısıyla çok eğlendik yalan yok dalga geçtik bütün olanlara. Bazısı sadece sustu ama keşke konuşsaydı biraz. En son kendimi oturttum o masaya. Gözünde gizli sandığı ama apaçık ortada olan o nemli hüzünle baktı bana. Biliyosun beceremiyoruz dedi. Evet dedim. Uzatmadık sohbeti. Bir sigara yaktık bitince kalktık.
Duygu ve Düşünce