dün bir podcast dinledim. diyordu ki bu dünyada istediğiniz kadar kendinizi bir noktaya getirmeye çabalayın işin sonunda bir hiç olacağız ve toprağın altında olacağız. bir yazar, bir diplomat, belki dünyanın en zengini, en güzeli ,en çirkini hepimiz günün sonunda bir adım daha sona yaklaşacağız. Biraz mantıklı biraz mantıksız geldi.
Özümüze döneceğiz diye özümüzden vazgeçmek gibi bir şey.
Çünkü insan olmak çok derin bir mesele. İdeallerimiz olmasa ve sadece yiyip içip uyuyup öylece basit bir hayat sürüp ölseydik hayvandan ne farkımız kalırdı. İnsanlığın kutsallığından uzak bir yaşam olurdu bu.
Belki de hırslarımız bizim yaşam motivasyonumuz. Kim bilir.
Öyle büyülü yaratıklarız ki aslında. Potansiyelimizin farkında olsak ve hakkını vererek yaşasak yaşamak öyle güzel ki. İşte kafamı kurcaladı bu mesele.
Neyse can sıkıntısı ürünleri hep bu düşünceler. Şimdi uyumama yarım saat kalmışken yazmak çekti canım biraz. Maya Perest’in öyle huzurlu bir sesi var ki biraz onun şarkılarını açtım dinliyorum. İyi ki şarkılar var. Neyse siz bunları düşünmeyin. Hatta düşünmeyin bana kalırsa gelişine yaşayın çoğu zaman. İyi geceleriniz olsun.