"Sen Çeykel değilsin, he mi?" diye sordu.
Sefil Ali gözlerini kaçırdı, yüzünü eğdi.
Şeyh Bedreddin "Bilmiştim..." dedi. "Bilmiştim de... Ben insanların iç yüzlerinin değişmesine alışmıştım. Meğer dış yüzleri de değişirmiş yeri geldiğinde. Al sırtımdan samur kürkü ağır gelmeye başladı!"
Desene o da bizden? Ama sen eskiden böyle değildin herhal? Kendini sonradan bırakmış gibisin, neden? Gönül işi mi? Yoksa dünyada yüzüne bakılacak adam kalmadığını anlayınca, gönül körü mü oldun?