Mustafa ÖZER

Hayatım bir mutsuzluk inşaatıydı Pollyanna Çimento, demir, çamur… Duvarlarımı şiir ve türkü söyleyerek sıvardım. En üst kattan düşerdim her gün Esmer bir işçi gibi dilini bilmediğim bir dünyaya ...
Reklam
... Kadere razıyım, insanlara öfkeli. Elimde Kabil'in Habil'e attığı taş Ne yapacağımı bilmeden Kendi enkazım üzerinde oturuyorum. ....
Başını kaldırmış öyle nereye bakıyorsun, Yıldızlar mı düşüyor parmaklarından bir bir İçim altüst... Sorgusuz bir mahşer miydi senin derdin Al işte Sırat yıkıldı Cennet diğer tarafta Ben mütehayyir şimdi cehennem kenarında bir daha acımasın diye dağlıyorum yüreğimi Ahraz'ım artık yitirdim kelimelerimi.
Çocuk olup ağlamak istiyorum Yaşlı olup ağlamak istiyorum Dökülsün merhametin gözyaşları Yaşansın bir ulvi hüzün. Kuşlar ruhumu bin parça yeryüzünün her bir köşesine taşısınlar Kanatları kırılmadan yüreğimde. Kendisini bulamayan bir acı olsun bedenim Ve kana bulanmasın elim bir avuç toprak aldığımda... Rabbim nasıl bir ağırlık Sabır ver sabır ver.
*** Sonra... Yaşadım ve yara kapandı. ***
Sayfa 157 - Yapı Kredi Yayınları·Kitabı okudu
Reklam