SEDA

SEDA
@mtseda
(...) hemen hemen herkes çoğu zaman sadece bulunduğu yeri bırakıp başka bir yer ele geçirmek için hareket eder; sadece bunun için, kendilerini unutmak, daha önce oldukları insanı toprağın altına gömmek için; aslında hepimiz şu anda ya da daha önceden olduğumuz şey olmaktan tarif edilmez biçimde yorulduk.
Edebiyat
Reklam
Verilen verilmeyenle eş, sakındığımız ve uzak durduğumuz şeylerle tutunduğumuz ve yakaladıklarımız aynı, yaşadıklarımız hiç denemediklerimizle bir ama yine de hayatımızi seçerek, eleyerek, reddederek ve bu tıpatıp aynı şeyleri birbirinden ayran bir çizgi tasarlayarak ve kendi hikâyemizi hatırladığımız ve anlatılabilen biricik hikâye haline getiren bir çizgi tasarlayarak geçiriyoruz.
Edebiyat
Anlaşılmayan ve duyulmayan her fısıltı sonsuza kadar kaybedilmiş demekti.
Edebiyat
Bazen olanların hiçbirinin olmadığı duygusuna kapılıyorum, çünkü hiçbir şey kesintisiz olmuyor, hiçbir şey sürekli değil, sürüp gitmiyor, hiç durmadan hatırlanamıyor ve var olanların en rutinine en sıradanına kadar her şey görünüşteki tekrarında kendisini reddediyor, "hiç kimse önceden olduğu şey ya da kişi değildir" dedirtene kadar kendisinden vazgeçiyor ve dünya söylenmeyeni, olmayanı, bilinmeyeni ve kanıtlanamayanı bilen, gören, duyan belleksizlerin itmesiyle belli belirsiz dönmeye devam ediyor.
Edebiyat
En silinemez şeylerin bile bir ömrü vardır, tıpkı hiç iz bırakmayanlar ya da hiç gercekleşmeyenler gibi ve eğer hazırklıklı olup bunları not etsek, kaydetsek ya da filme çeksek ve bunları bize hatırlatan kanıtlar toplasak ve hatta olan şeylerin yerine basit bir not, bir kayıt ya da bir film koymayı denesek ve böylece başından beri gerçekte olan her şey bizim not aldığımız ya da kaydettiğimiz ya da filme aldığımız şey olsa bile, sadece bu biçimiyle, bu sonsuz mükemmellikteki tekrarla bile içinde hala gerçekten bir seyler olmakta olan başka bir zamanı kaybetmiş olacağız.
Edebiyat
Reklam