“Orospi kerhanede ekmek bulayi, mapus, mapusanede ekmek bulayi, at ahirinda arpa saman bulayi, koyun yaylada ot bulayi, asker cephede o kurşun yağmurlari altinda ekmek bulayi da biz burada açluktan kırılayruz. Buna hangi Allah razi olur?
Bizum şu halımuzda ahlaklı, namusli olmanın ne değeri vardur? Bütün namuslilar yerin altina girecek de salt ahlaksızlar mı yaşayacak yer yüzünde?
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
“Çevresinde geçmekte olan, kötü sonuca doğru hızla yaklaşan dramın mutsuz kişilerinden biri olduğu halde bunun seyircilerinden biriymiş gibi umursamaz görünüyor, en küçük ayrıntıları dikkatle izliyordu”
O zaman, o bu kerte ufak çocukların ölebileceğini bilmiyordu.İnsanların yaşayıp ihtiyarladıktan sonra, bir de cephede kurşunla vurularak ölebileceğini sanıyordu.
İstanbul'da olsaydı orada doktor denen herifler vardı. Böyle dertleri çabucak anlar derman yazarlar ya da bulurlardı. Ne yazık ki Anadolu, Tanrı'nın ölü bir çölüydü.
“Orada pek çok sahipsiz köpek var. Salhanenin artıklarını yiyerek bize bok hazırlıyorlar. Ama gelgelelim, şu namussuz zehirciler, hayvanları zehirleyip duruyorlar. Bu yüzden de köpek boku toplamak günden güne zorlaşıyor. Elimden gelse bu zehircilerin hepsini tutar kıtır kıtır keserdim. Mademki köpek boku bunca değerli de hükümet köpekleri neden öldürüyor bilmem. Kuduz köpek varmış, insanı ısırınca insan kudururmuş. Biz, burada açlıktan kuduruyoruz, hükümetin haberi yok”