koray

koray

, bir kitap okudu
9/10
·200 syf.·
2020 21. kitabı
Platon (Eflatun)
8.2/10 · 64,8bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
10/10
·140 syf.··
2020 20. kitabı
herkesin okuması gereken kitaplardan. kitabı okurken yer yer eleştirdim yer yer hayranlık duydum. benim fikirlerimde bazı sarsıntılar yaratmadı değil. açıkçası kitaptan bazı bölümleri alıntılar yaparak burada not etmeye değer gördüm. ayrıca kitapta takıldığım noktalara da dikkat çekeceğim. "bir kanı kuvvetli bir şekilde duygulara dayandığı zaman, kendisine karşı ağır basan bir argümanın karşısında güç yitirmek yerine güç kazanır. bu kanı eğer bir argümanın sonucu olarak kabul edilmiş olsa, söz konusu argümanın çürütülmesi o kanının güvenirliğini sarsmak için yeterlidir; ancak kanı sadece duyguya dayandığında, kendisine karşıt argüman onu sarsmaz. duygular yerlerini korumaya devam ederken, eskilerin yarattığı boşlukları onarmak için yeni argümanları sağlamlaştıran siperler ortaya atar" bu kısım bence çok önemli öznel düşüncelerin, ampirik olmayan bilgilerin öldürmeyen her saldırıyla daha da güçlendiğine dair güzel bir tespit. ayrıca mill modern insanın anlamlandıramadığı her şeyi içgüdüye bağlamasını da oldukça aşağılayıcı bulmaktadır. bunun bir tapınmaya dönüştüğünü işaret eder. insanlık tarihindeki köle sahip ilişkisinde kadın köleliğinin bu denli uzun sürmesinin nedenini de zengin bir azınlık değil de toplumun büyük çoğunluğu tarafından faydalanmasına bağlar. "erkekler kadınların sadece bağlılığını istemez, onların duygularını da ister.... zorlanmış değil istekli bir köle!" yazarın eleştirilecek noktalardan biri hristiyanlığın avrupa'yı üstün konuma getiren bir faktör olarak görmesidir. gelişimin dine bağlanması hakkında açıkçası söyleyecek pek bir kelime bulamıyorum. bununla birlikte schopenhauer ile aynı noktada olduğu bir kaç kısım yok değil. örneğin schopenhauer da kadınların erkeklere nazaran daha iyi ülke idare ettiğini belirtmektedir. erkeklere oranla
Kadınların ÖzgürleşmesiJohn Stuart Mill · Pinhan Yayıncılık · 2017285 okunma
7/10
·104 syf.··
2020 19. kitabı
john stuart mill'in oldukça sıkıcı eseri. buna rağmen bu abinin zamanının çok ötesinde biri olduğu bu sıkıcı eserde bile kendini belli etmiyor değil. özellikle adalet ve sosyal yaşama ilişkin tespitleri bugün bile onun hayalindeki ideal noktaya gelememiştir. ancak bu eser başta da belirttiğim üzere j.s. mill klasmanında değerlendirilince oldukça vasat kalıyor. cehalet mutluluktur sözüne bu kitaptaki yaklaşım biraz daha schopenhauer perspektifine uygundur. bunu özellikle "mutlu bir domuz olmaktansa, mutsuz bir insan olmak yeğdir;mutsuz bir sokrates olmak da mutlu bir aptal olmaktan iyidir" tümcesinde görmekteyiz. mutluluk nedirin felsefi değerlendirmesinde mill'e katılmamak elde değil. neticede her halükarda insan için mutluluk elde edilip korunan bir şey değil, anlık bir durumdur. zaten mill'in yaşamında da entelektüelite oldukça önemli bir yer tutar ki eş seçiminde de buna dikkat edilmesini başka eserlerinde öğütler. bunun yanında yoksulluğun yok edilebileceğine olan inancına burun bükmemek elde değil. yakın zamanda okumuş olduğum unforbidden pleasures kitabındaki `vicdan kavramına bakış ile yine bu kitaptaki değerlendirmeler tamamen zıtlıklar içermekte. bu açıdan bu kitabı okuduktan sonra unforbidden pleasures'i okursanız iş biraz daha eğlenceli bir hal alabilir. son olarak bay owen olarak bahsettiği vatandaşın cezalandırmaya karşı tutumu da (cezalandırmanın adaletsizlik olduğu) oldukça kafa açıcı olmuş. elbette çok mantıklı değil ama mill'in de dediği gibi nasıl karşı çıkılacağını bilemiyoruz. aslında burada daha çok kavramsal karışıklıklar var. son olarak bana kalırsa mill hukuk konusunda montesquieu kanunların ruhu üzerine adlı kitabından çok etkilenmiş olabilir. özellikle cezaların ibret ya da caydırma olarak uygulanmasının yanlışlığı konusunda. velhasıl
FaydacılıkJohn Stuart Mill · Pinhan Yayıncılık · 2017446 okunma