Mustafa Kemal ise gülmüş ve masanın altında tuttuğu tabancasını göstererek "Asılsiz mutlak bir ölümden kurtuldunuz." demiş. "Odaya girdiğiniz andan beri namlı size dönük. Eğer kahve teklifimi kabul etmeyip de silahınıza davramsaydınız, ilk kurşun alnımızın tam ortasına gömülecdkti."
Ne garip, diye düşündü. Yanımda suikast bombaları patlar, insan ve hayvan parçaları havaya savrulurken soğukkanlılığımı koruyabiliyorum, hatta arabayı bizzat kullanıp çevremdekileri yatıştırabilecek kadar kendime hâkim oluyorum ama geceleri yanlız kaldığımda, karanlık bir odada üzerime çullanacak ölüm düşüncesi göğsümü sıkıştırıyor. Bu da belki durup dururken ölümüme neden olacak.