(spoiler)
4 kitabın incelemesini tek kitapta yapmak istedim.
Mutlu Sarca, nasıl kıyametlerin içinde olursam olayım hayata sıkı sıkı bağlanan neşeli tarafımdı.
Işık Sarca, en büyük depremleri yaşadıktan sonra hayattan vazgeçen tarafımdı.
Lâl Sarca, ruhen sırtına kırbaçlar yediği halde yürümeye devam eden hırçın ve yaralı tarafımdı.
Bartu Sarca, daima yalnız kalacağına inanan ve elinde vicdanından başka hiçbir duyguyu barındırmayan kimsesiz tarafımdı.
Yankı Sarca, umudumu ve yolumu bulduğum ama hiç bir zaman aynaya baktığımda olamayacağım, kaybolmuş tarafımdı.
Koza, izlerimle ve çocukluğumla zorla itildiğim karanlık tarafımdı.
Onlar Sokak Nöbetçileri'ydi; hepsinde kendimden bir parça vardı.
1. kitapta Helin'in bu kitaptaki tek sevdiğim karakter olacağına inanmıştım. 2. kitap bunun kanıtı oldu. Hikayedeki her karakter kendini bir şey sanan ve kendinden başkasını önemsemeyen tiplerdi, Helin hariç.
Yankı'yı robotluktan kurtarmaya çalıştıkça Helin'e robotmuş gibi davranıyorlardı. Kıza komadayken söylediklerinin hesabını sordular .
Yankı ve Koza, siz Helin'i hayatnız boyunca hak etmeyeceksiniz. Helin, Koza'yı affetmen bence aptallıktı. Yankı'ya geri dönmen de öyle.
1. kitaptan bu yana Helin sokak nöbetçilerine psikolojik hiçbir zarar vermedi. Yankı'nın robotluktan çıkmasını ve Sokak Nöbetçilerinin gerçek bir aile olmasını sağladı. Yaptığı kötülükler Lâl'in günlüğünü ekibe vermek ve sözde "Işığın vurulmasını sağlamak" tı. Işığın vurulmasından Koza sorumluydu hatta. Sokak Nöbetçileri ise ona onca psikolojik zararla birlikte sürekli zararlar verdi. Işık, Helin'in geleceğini bilse bile ilk gün Helin'e sanki o bir sür₺ükmüş gibi davrandı. Helin'in gelmesinde bizzat parmağı olmasına rağmen hem de. Helin'i yanlarına almak onların tercihiydi ve bunu göz önünde bulundurmadan