Burada bir kin var kimin olduğu belirsiz
Bir şeyim yanlıştı, her şeyim yanlış sayıldı
Mahvolmakla ünleniyorum gitgide;
Bu büyük bir cüret
Vuruldum alnımdan kan başkasından aksın
Söyle gece
Benim bu zarif isteğimi kim, neden
Yanlış anlasın
İbnü’l-Mübarek (rahimehullah) şöyle demiştir:
“Ben, Arefe günü akşamı Süfyân es-Sevrî’nin yanına geldim ve onu diz çökmüş halde buldum; gözlerinden yaşlar akıyordu.
Ben de ağladım. O bana dönerek: ‘Benden bir ihtiyacın mı var?’ diye sordu.
Ben de ona: ‘Bu günde en kötü durumda olan kimdir?’ diye sordum.
O şöyle cevap verdi: ‘Allah’ın kendisini affetmeyeceğini zanneden kimsedir.’”
Husnü’z-Zan” İbn Ebî’d-Dünyâ/78
Bir gün Resûl-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- devesinin üzerinde, arkadaşları da O’nun önünde gidiyorlardı. Muâz bin Cebel -radıyallahu anh-:
“-Ey Allâh’ın Elçisi! Siz’i rahatsız etmeyeceksem,
Hz. Ali (r.a.):
"Günah işlemeye devam ettiğin halde asla tövbe etmekten vazgeçme. Şeytanı kendi ısrarınla mağlup et; sen tövbe ettikçe yenilenen taraf ol."