Arkebakterisi

Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Kitabı kuşatıcı,güzel bir inceleme olmuş. Eğer bir gün kitabı bitirirseniz üşenmeden okuyun derim. Bunlara ek olarak tarihlerin sırayla dizilmemesi beni şaşırttı açıkçası. Kitabı bütüncül bir şekil anlamayı zorlaştırdığını düşünüyorum. Kitabın günlük türünde yazılması günlük türüne olan bakışımı değiştirdi. Kendimi o döneme ışınlanmış gibi hissettim. Beğenilme ihtiyacı olmaksızın, kendiliğinden, bir anlam bütünlüğü oluşsun diye kendini zorlamadan gördüğü-hissettiği-düşündüğü şeyleri yazmış. Tarihi kaynak adeta :') Kitapta da zaman zaman kalbe dönüş yapmaktan ve onu dinlemekten-anlamaktan bahsediyor. Dönelim kendimize ve aldığımız yaralara bakalım. .... Ruhumuzun batıdan aldığı lekelerden ancak Allah bizi arındırabilir. (Syf.31) Kitap bittiğinde bana kalan da bu cümleler oldu. Kendi kendimizle konuşmalarımızın bile ne kadar kısırlaştığını, bayağılaştığını farkına vardım ve zengin bir iç dünyanın kapısını aralamış gibi hissettim. Kitabı okurken neden bu imla hatalarını olduğu gibi bırakmışlar diye sorarken kitabın bu soruma cevap vermesi ise çok manidardı: Mükemmel olmak zorunda değiller.

Münzevi Okur

@munzevi_okur
·
Kısa bir şiir ve ardından “ne çok acı var” diye başlıyor kitabımız… Sonra kendinizi Zarif adam ile beraber altmışlı yetmişli yıllarda buluyorsunuz. Yaşamak… Bence bir kitaba verilebilecek mükemmel bir isim. Çoğu insan yaşadığını sanıyor ama aslında yaşamıyor. Yaşamak denilemez buna. Ama Cahit Zarifoğlu yaşamayı beceren sayılı insanlardan bir tanesi diye düşünüyorum. Bu kitabı okurken sizde nasıl yaşadığına tanık olacaksınız. Normal de kapalı bir anlatım tarzı olan Cahit Zarifoğlu’nun şuana kadar okuduğum en açık kitabı diyebilirim. O yüzden ilk bu kitabını okumanızı tavsiye ederim. Kitap günlük ve anı türünde gibi gözüküyor. Öyle bildiğiniz gibi zamana göre ilerlemiyor. Tarihler karışık. Bir bakmışsınız geçmişe gitmiş. Birde bakıyorsunuz yaşadığı zamana geri gelmiş. Ayrıca bu türler dışında yazılarının içine birçok türü de katmış. Deneme yazıları da var. Şiir de var. Sayamayacağım kadar çok konuya değinmiş. Bazen yeni bilgiler öğreniyorsunuz. Bazen de yazarın bir insan, bir konu hakkındaki görüşlerini görüyorsunuz. Kitap içerisinde çok sevdiğim anlam dolu beni duygulandıran paragraflar vardı. Bu adama Zarif adam diyorlarsa içinde aşkında, sevginin de geçmesi gerekiyor. Ve geçiyor da... Yalnızlık da olmazsa olmazlardan… Yazılarında kimi zaman insanları, kimi zaman da davasını anlatmış… Bazı yerlerde annesine olan sevgisi ve özlemini dile getirmiş. Bazen de babasına sitem etmiş. Gönlü zengin yaşlı bir dedeyle olan anısını da anlatmış. Hani bir yayla da süt ikram eden fakat Nehri geçemediği için sütü gelip kendilerinin almasını isteyip, hediye eden kişinin kendisi olmasına rağmen özür dileyen kocaman yüreği olan yaşlı dede... Ne sevmiştim bu dedeyi. Dedemi hatırladım. Ne çok özlemişim onu. Bugünlerde ölmüştü oda. Yazarımız yeni nesilden de şikâyetçi olduğunu
Müzik

Arkebakterisi

, bir kitap okudu
6/10
·220 syf.·
Beğendi
·
2021 22. kitabı
Cahit Zarifoğlu
8.6/10 · 11,2bin okunma