Ve belki de en büyük mucize şudur: Unutulduğunu sandığın bir gün bile, bir öğrencinin duasında yaşamaya devam edersin. ÖĞRETMEN OLMAK 🦋
Ortalama bir ayın 20 gününde belirli fazlarda nötr halde kalabiliyor kadın. Geriye kalan 10 gün belki de bir hafta tamamen PMS etkisinde. İster reddetsin ister bu işler fasa fiso abartılıyor desin. Koca bir hormon grafiğinin artış azalış dengesi. Yani sen her kimsen bu süre içinde hangi dizilime denk geliyorsan onda yargılanıyosun. Allah, Rahmi olan bu mucize varlıkla, baş eden herkese sabır ve kolaylık versin.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Hadsiz.
Alnındaki teri elinin tersiyle sildi. Zor bir anında sizinle tanışmaktan dolayı soğuk terleri artmıştı. Yaz ayının silik, boğucu bir günüydü. Seninle —ya da sizinle— tanışmaktan mutluydu. Düşünsenize, varlığa gelmek yetmezmiş gibi bir de üç beş şekil sayesinde, kendisi dışında olduğunu düşündüğü bir bilinçle anlaşabilmeyi arzuluyordu. Mucize başka ne olabilirdi ki? "Beni bir başkası anlayacak." Ne kadar büyük bir iddia taşıyordu! Ne kadar da hadsiz bir düşünceydi! Derince bir nefes aldı. Siz bu şekilleri okudukça, o, varlığa yeniden gelecekti. Bu varlık, okuyanın zihninde can bulmaktı. Yazı bunu mümkün kılıyordu. Kendi varlığının, sizin zihninizde yeniden yaratılması için çabalıyordu. Çaba? Parmaklarını klavyede heyecanla hareket ettirmesi miydi? Pek tabii... Tam olarak bu çabaydı. Yine, yeniden var olmak için çırpınıp duruyordu; karada nefes almak için çırpınan balıklar gibi. Bir gün birisi karada nefes alabilecekti. "Bir gün ben de bir zihinde var olabileceğim," diye yazmaktan geri durmadı. Aptal avuntusu; bu yazısını, nefes aldığını düşündüğü birkaç canlıya göndermek olacaktı. Onların okumasındaki dirilişinin utancıyla kızaracak ama bununla çok mutlu olacaktı. Tatlı bir rüzgârla kendisine geldi. Önce parmakları klavyede yavaşladı, sonra Word'ün imleci hızını düşürdü. Baştaki hevesi böylece, yavaşça öldü. Var olmak mı? Yeniden dirilmek mi zihinlerde? Ne kadar hadsiz bir istekti bu böyle!
SPINOZA: “ŞANS”IN FELSEFESİ
Spinoza’ya göre şans, insan zihninin eksik bilgisinden doğan bir kavramdır. İnsan, olayların gerçek nedenlerini bütünüyle kavrayamadığında onlara “tesadüf”, “kader” ya da “şans” adını verir. Oysa Spinoza’nın düşüncesinde evrende rastlantı yoktur; her şey belirli nedenlerin zorunlu sonucu olarak meydana gelir. Bu bakımdan Spinoza, “şans”ı gerçek bir güç olarak değil, insanın bilmediği nedenler karşısındaki adlandırması olarak görür. Fortuna ve casus, yani talih ve tesadüf, ona göre doğanın düzeninde değil, insanın bilgisizliğinde yer alır. Şans ve Dans ise bu düşünceyle doğrudan çatışmak yerine, onun içinden farklı bir insanî alan açar. Roman, Spinoza’nın “şans yoktur, yalnızca bilmediğimiz nedenler vardır” düşüncesini bütünüyle reddetmez. Fakat insanın bilinmeyen karşısında yalnızca açıklama yapan değil, aynı zamanda eyleme geçen bir varlık olduğunu savunur. Nuri Bey’in şu sözü bu ayrımın merkezinde yer alır: “Şansını zorlayan, içinde ne olduğunu bilmediği bir odanın kapısını açandır.” Bu cümlede şans, pasif biçimde beklenen bir mucize değildir. Şans, insanın bilinmeyene doğru attığı adımda ortaya çıkan bir imkândır. Spinoza için kapının ardında ne olduğunun bilinmemesi, insan bilgisinin sınırlılığına işaret eder. Nuri Bey için ise bu bilinmezlik, insanın cesaretini sınayan bir eşiktir. Spinoza’nın evreninde kapıyı açmak bile nedenlerin zorunlu sonucudur. Şans ve Dans’ta ise kapıyı açmak, insanın hayatla kurduğu bilinçli ilişkiyi temsil eder. İnsan her şeyi bilemez; fakat bilmediği şey karşısında tamamen hareketsiz kalmak zorunda da değildir. Bu nedenle romanda özgürlük, Spinoza’daki gibi yalnızca zorunluluğu anlamakla sınırlı değildir. Özgürlük, bilinmeyene rağmen hareket edebilmekte, hayatın teklifine cevap verebilmekte ve dansa kalkabilmektedir. Spinoza’nın
Burası Hz. Amine validemizin; " Her başlayan biter, her yeni eskir, Her güzel çirkinleşir, her yaşayan ölür." dediği dünyadır. Her çiçek solar, her duvar yıkılır, her kuşun kanadı çürür. Galip olan yalnızca Allah'tır. 🌹🕊
1000Kitap
Hayat aşkla güzel… Hidayet ise Allah'tan... Nefes alabildiğin ve yaşadığın her gün özel, Her nefes mucize, her an ibadet, Her güzel bir ayet... ___ /Güven Taşdemir
1000Kitap