Güven Taşdemir

Güven Taşdemir
@muhendis_bey_
Ve insanlar, tercihleri ile kaderlerini imzalar..
Ūniversite
Ístanbul
2173 okur puanı
Kasım 2019 tarihinde katıldı
Sabitlenmiş gönderi
Çok seviyorsun o çiçeği… Ama bir süre sonra ölecek hissi, içinin bir yerinde ağır bir taş gibi duruyor. Sanki her sabah yapraklarına düşen ilk ışık, hem bir başlangıcın hem de yaklaşan bir vedanın habercisiymiş gibi. Onu sularken parmakların ürperiyor; kokusunu içine çekerken, zamanın kokusunu da duyuyorsun aslında. Çünkü kalbin bilir: Hiçbir güzellik dünyada sonsuz kalmaz, sadece biz ona sonsuzluk muamelesi yaparız. Belki de o yüzden daha dikkatli dokunuyorsun çiçeğe… Bir insanı sever gibi, incitmekten çekinir gibi… Sanki bir gün aniden solacakmış da sen nefesini fazla sert alırsan o anı hızlandıracakmışsın gibi. Ama işte en garibi şu: Ölecek olması, sevgini azaltmıyor. Tam tersine, derinleştiriyor. Çünkü faniliğin gölgesi, sevgiyi daha kıymetli yapıyor. Bir gün kaybolacak olmasının bilinci, o çiçeğin her açan yaprağını küçük bir mucizeye dönüştürüyor. Belki aşk da böyledir. Belki insan, sonu olabileceğini bildiği için bu kadar yoğun sever. Belki yokluğun ihtimali bile varlığın değerini artırır. Çiçek bir gün solacak, evet. Ama senin ona verdiğin emek, taşıdığın şefkat, o taze kokuyu içine çekerken kalbinde büyüyen bütün o güzel hisler… solmayacak. Çünkü çiçek ömrünü tamamladığında bile, sende bıraktığı güzellik devam edecek. Ve belki de sevmenin en gerçek hâli şudur: Bir gün biteceğini bilerek yine de gönlünü esirgememek, yine de bütün güzelliğinle sevmek. Çünkü bazı çiçekler, yaşadıkları sürece değil; bizde açtıkları hatıralarla, Allah'a olan aşkımızla sonsuz olurlar. ___ /Güven Taşdemir
İmanın kökü marifet, meyvesi muhabbettir. ​Kul, Rabbini bildiği ölçüde tanır; tanıdığı ölçüde kalbini O’na açar. Bilmekle başlayan o yolculuk, en nihayetinde kalbi yakıp kavuran bir muhabbet seline dönüşür. ​İşte bu yüzden; âşık olmak erkeğe de kadına da yakışır; zira Allah'a iman etmek, o sonsuz muhabbeti kuşanmak, yani aşkın ta kendisidir. ​Gözün gördüğü fani güzellikler birer gölgeden ibaretse, imanın kalbe fısıldadığı aşk, o gölgenin aslına, yani Baki olana yürümektir. ___ /Güven Taşdemir
Aşkın en yüce makamı, sevenin sevdiğinde kendini bulması; kendi varlığından geçip O’nun varlığında yok olmasıdır. ​Kul, fani olan her sevgide aslında Baki olanın tecellisini arar. Dünyada kalbe düşen her aşk kıvılcımı, insanı o tek ve mutlak güneşe götüren birer gölgedir. Çünkü ruh, aslına rücu etmek ister. ​Kalp kime ram olursa, insan onun kulu olur; kulu olduğu ise kalbinin sultanıdır. ​İşte bu yüzden, her insanın nihai aşkı, yöneldiği Rabbi'dir. Benim kalbimin de ruhumun da yegane sahibi, aşkımın tek muhatabı Allah Azze ve Celle'dir. ___ /Güven Taşdemir
Her an, Güzel İsimler’in sahnesi. Yaşadığın her olay, o sahnede işlenen bir nakış; kusur değil, bir hikmet. ___ /Güven Taşdemir
Gözün inandığı yokluk, gönlün inandığı sonsuzluk... ​Göz, gördüğüne kanar; perde çekilince bitti sanır. Gönül, hissettiğine tutunur; mesafe girse de "burada" der. ​Göz için vedalar son noktadır, Gönül için virgül bile değildir. Biri kaybolanı arar, Diğeri zaten içinde yaşatır. ​Göz, görmek için ışığa muhtaçtır; Gönül, en koyu karanlıkta bile kendi nuruyla yolunu bulur. Göz baktığı şeyin dışını seçer, kabuğa takılır; Gönül ise öze sızar, gizli olanı okur. ​Gözün menzili ufka kadardır, Gönlün menzili duaya kadar uzar. ​Göz zamana yenilir, yaşlanır ve solar; Gönül zamanı da mekânı da aşar, hep taze kalır. ​O yüzden göz yorulur, vazgeçer. Gönül ise inandığı şeyi sonsuz kılar. ___ /Güven Taşdemir