De Grieux da diğer Fransızlar gibiydi, yani işine geldiği zaman güler yüzlü,tatlı dilli olmasını becerebiliyordu.Neşeli ve nazik olma zorunluluğu duymadığı zamanlarda ise çekilmez biri oluveriyordu.Fransızın doğuştan sıcak olanı pek nadir bulunur.Sevimliliği her zaman yapaydır,çıkarı gerektirdiği için cana yakın davranır. Mesela, eğer alışılmışın dışında, tuhaf,özgün biri gibi görünme zorunluluğu duyarsa, en akıl almaz, en tuhaf düşler bile alışılagelmiş ve zamanla bayağı bir nitelik kazanmış biçimlere bürünür. Sıradan bir Fransız, basit,günlük yaşantısına bağlı, dünyanın en burjuva, yani dünyanın en can sıkıcı yaratığıdır. Bence Fransızları yalnızca saf kimseler, özellikle de Rus kızları çekici bulabilir. Olgun herhangi biri daha ilk bakışta o basmakalıp salon nezaketinin,o rahat davranışların yapaylığını fark eder ve tiksinti duyar.
Kendi kendime gülüyor ve hayret ediyorum doğrusu, meğer ben ne kadar dedikoducuymuşum! Ah! Bütün bu işlerden nasılda tiksiniyorum! Herşeyi ve herkesi yüzüstü bıraktığım gibi çekip gitmek bana nasıl da büyük bir zevk verirdi!