Sermaye sahipleri, yani toprağın, fabrikaların, üretim evlerinin sahipleri, tüm ülkelerde hep halkın ufacık bir kesimini oluşturmuşlardır ve bu durum bugün de böyledir; ne var ki halkın tümünün emeği onların emrindedir; böylelikle de bu bir avuç insan, çoğunluğunu proletaryanın, hayatlarını ancak çalışarak, emek güçlerini satarak kazanabilen ücretli işçilerin oluşturduğu tüm emekçi yığınlarına hükmeder, zulmeder ve onları sömürürler.
Kitapların, karşı konulmaz bir güç olarak, siz ne yaparsanız yapın, kendi okuyucusunu bulacağına ve iyilik, doğruluk tohumlarını her yere saçacaklarına inanıyorum.
Oysa dünyamızda uyumlu insan, aklı ile içgüdüleri bir bütünlük oluşturmuş sağlıklı insandır. Eğilimleri birbirini engelleyen değil; destekleyen, yaşamdaki olgulara karşı uyumlu bir duyarlık gösteren, dengeli bir varlık gereklidir bize. İstediğimiz insan yalnızca akıllı değil, iyi yürekli de olmalıdır; yalnız anlamakla kalmamalı, aynı zamanda her şeyi sezmeli, duyumsamalıdır.