Benim ay ışığını ne kadar sevdiğimi bilemezsin. Mehtaplı gecelerde yalnız başıma gezmek kadar hoşuma giden şey yoktur. Yalnız, bilmem dikkat ettin mi, mehtap insana daima bir arkadaş aratır. Mehtap altında ağır ağır giderken yanımda benim gibi hiç sesini çıkarmadan, hiç konuşmadan yürüyecek ve bu gümüş ışıkları yavaş yavaş içecek bir arkadaş ararım.
Sabahattin Ali’nin eşine ve kızına yazdığı mektupları içeriyor kitap. Okuması keyifli, insanın içine işleyen bir eser. Okurken masum ve romantik bir aşka şahit oluyorsunuz :). Özellikle son mektuplarda Sabahattin Ali cezaevindeyken ailesinin ve kendisinin yaşadığı maddi zorluklara da tanıklık ediyorsunuz. Bir insanın arkasında bu kadar mektup bırakması güzel bir şey. Günümüzde bu pek mümkün değil.
Mamafih neşe insanın içinde bulunduktan sonra, hayat onu ne kadar meydana çıkarmaktan men etse, ne kadar boğmaya çalışsa yine ilk fırsatta kendini gösterir.
İnsan başkalarına yardım ettiği, başkalarını sevdiği kadar yükselir. Dünyada hayatın bir tek manası varsa o da sevmektir. Hatta mukabele edilmesini bile beklemeden sadece sevmek. Başka bir insanı bahtiyar edebilmek, kendini bahtiyar edebilmekten daha güç fakat daha insancadır.