İslam aklı bir bilgi kaynağı olarak kabul ederken, akla merkezilik vermemiştir. Çünkü aklı inşa eden ve ona kıvamını veren vahiydir. Modern akıl ise , asli fonksiyonlarından uzaklaşarak nesne konumundan özne konumuna geçmiştir. Böylece akıl, hakikate uzanan yolda bir araçken günümüzde hakikati bizzat inşa etme misyonunu yüklenmiştir
...
Akli inşa eden öz vahiy olmayınca , vahyin yerini arzu, heva ve hevesler almış, insan fıtratı nefsin kışkırtıcılığında tarumar edilmiştir. Akıl sahip olduğu bu gücü, sistemin kurucu unsuru olmasından alır. Mevcut sistemin kurucu unsuru olan akıldan , sistemi sorgulamasını bekleyemeyiz. Çünkü sorgulanan akıl da , sorgulamada yapabilmesi için kendi vergilerinden yararlanan da aynı akıldır.