Üç Mesele (Teknik, Medeniyet, Yabancılaşma)

·
Okunma
·
Beğeni
·
5213
Gösterim
Adı:
Üç Mesele
Alt başlık:
Teknik, Medeniyet, Yabancılaşma
Baskı tarihi:
Eylül 2012
Sayfa sayısı:
160
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786056323911
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Tiyo Yayınları
Baskılar:
Üç Mesele
Üç Mesele
Teknoloji, medeniyet, yabancılaşma adını verdiğimiz meseleler (Müslüman veya kâfir) bütün çağdaş insanların en önemli meseleleri olduğu için -sırf bunun için- ele alınıyor değildir. Kuşku yok ki birçok düşünce adamı, bu meseleleri, kendi bağımlı oldukları anlayışlar açısından ele almışlardır. Benim yaptığım burjuva, Marksist, yapısalcı vs. bakış açılarının yanı sıra meseleleri bir de İslâm noktasından ele almak değildir. Bu üç meselenin Müslümanları yeni bir dünyaya açılmaları bakımından birinci derecede ilgilendiriyor olması, beni bu konularda yoğunlaşmaya mecbur bırakmıştır.

Bir meseleyi kökten kavramakla, o meseleye köklü bir çözüm getirmeye çabalamak birbirinden çok farklıdır. Kavrayıştaki köktenci tutumumuz bizim şükreden, hamdeden tarafımızdır. Buna karşılık bir meseleyi kökten bir çözüm önermek, bir rubûbiyet iddiasıdır. Gerçekte meseleyi kökten kavrayan kişi, o meselenin nihaî çözümünün elinde olmadığını da kavramış sayılır. Ancak meselenin radikal bir yaklaşımla kavranışı o mesele içinde erimekten, o mesele dolayısıyla karşılaşılan belâlara, günahlara bulaşmaktan bizi alıkoyar. Kavrayışında radikal olmayan, istikametinde de isabetli olamayacaktır.
(Tanıtım Bülteninden)
160 syf.
·Beğendi·10/10
"İsmet Özel'in Üç meselesinde teknik medeniyet ve yabancılaşma kavramları üzerinde durulmuş, bu kavramlara İslami yönden bakılmış ve doğu ile batı düşüncesini karşılaştırma yoluyla harmanlamıştır. Uzun süredir okumadığım bu tarz kitap bende kalan boşlukları doldurdu ve yeni bir şeyler öğrenmenin mutluluğunu tattırdı. Bu kitapta İslami bir bakış açısının nasıl olması gerektiğini, İslam adına neler yapılabileceğini aslında var olan bir İslamı bizim nasıl yaşamamız gerektiğini öğreten bir kitaptır..."
160 syf.
·Puan vermedi
Benim naçizane görüşüm; anlatmak istdiğini sade ve gerçekçi bir dille dile getirmiş yazar. Kimseyi memnun etme amacı gütmeden aslında anlatmak istediğini sanki yaşayan bir şahıs. Yazım tarzı bile düşüncesini desteklemektedir. Evet bende çoğu düşüncesine katılıyorum bazılarını aslını söylemek gerekirse çoğunu hayatımda uygulamadığım halde. Savunduğumuz, imrendiğimiz veya nefretimiz ne için. Amaç tam olarak ne, niye sevmiyor veya seviyoruz buna dikkat etmemizi aslında kaynağın ne olması gerektiği üzerinde durmaktadır.
160 syf.
·Puan vermedi
Hakikat hiç kimseyle paylaşılmasa bile hakikat olma vasfından bir şey kaybetmez. Ama paylaşılmayan hakikat, hiçbir zaman "tecelli" edemez.

İsmet Özel, Üç Zor Mesele, s.47
160 syf.
·3/10
Yazarın okuduğum ilk kitabı ve muhtemelen son.Aklıma şu öykü geldi kitabı okurken ( aklımda kalan haliyle anlatıyorum ) :'' Bir yerde dere yatağı taşmış ve sular sürekli yükselmeye başlamış. Herkes evini terk ederken biri gitmemiş. Siz gidin Allah beni korur,ben gelmiyorum, demiş. Ancak sular yükselmeye devam etmiş . Adam evinin ikinci katına çıkmış. Sandalla almaya gelmişler.Sular daha da yükselecek, bin gidelim , demişler. Adam, hayır ben gelmiyorum Allah beni korur , demiş. Sonra sular iyice yükselmiş, adam evin çatısına çıkmak zorunda kalmış. Artık komşuları bir yerlere haber vermişler ve helikopterle adamı almaya gelmişler. Adam gene aynı cümleyi söylemiş ve gitmemiş. Sonra sular iyice yükselmiş ve adam boğulmuş. Ahirette hesaba çekilirken , ben imanlı bir adamdım neden beni kurtarmadın Allah'ım demiş. Gelen cevap ise, ben sana bir sandal ve bir helikopter ile insanları göndermedim mi seni kurtarmaları için ? olmuş. ''
Nereye varacak peki bu öykünün sonu ? Eğer biz yazarın kafasıyla gidersek , yarın Türkiye diye bir şey kalmaz. Ve Allah'ım biz Müslüman insanlardık, sen bizi neden korumadın münafıklara karşı sorusuna alacağımız cevap şöyle olacaktır: '' Ben size akıl vermedim mi ? Gönderdiğim elçilerle ilim Çin'de de olsa gidip alın demedim mi ? Siz ne yaptınız gelişmek yol katetmek için ? ''
Yahu koca kitapta bir tane akıllı laf yok mu ? Ya olsun şunu kazandırdı bana dediğin derseniz , yok efendim . Topu topu beğendiğim beş altı cümle var onları da zaten paylaştım. Hatta okurken belli yerlerinde yok artık deyip, fırlatmak istediğim falan da doğrudur.
Ne olursa olsun bilimin yolunu kaybetmemeliyiz . Müslümanlığı bilime karşı gösterdiğinizde , hatta bilimi insanların doymak bilmez hevesi olarak saydığınızda ve bu hırs tutkusunun İslam'da yeri yok dediğinizde , yarın ülkenizdeki Müslümanlar sırf bilimde geri kaldığınız için , bilimde ilerleyen ülkeler arasında toprak kavgasına üçer beşer öldürüldüğünde , ölen her insanda hakkınız kalır. Siz İslam'da yeri yok deyip 600 hatta belki 800 yıl öncesindeymiş gibi yaşayamazsınız. Utanmasa zamanında bilmem kaç yüzyıl önce yapılmış sulama kanalları bile haram kardeşim diyecek.
Bu fikirde olan bir insanın benim yoluma ışık tutacağını düşünmüyorum ve bu yüzden de diğer birkaç kitabını da okumayı düşünmeme rağmen , bu kararımdan vazgeçtim. Ön yargılı davranma belki şu kitabı sana bir şeyler katar diyebilirsiniz . Şu an için oturup kitapları içinde ışık arayacak zamana sahip değilim. Dışarıda güneşe çıkmak varken karanlık bir odada mum var mıdır diye aramak mantıklı gelmiyor.
Sevenine iyi okumalar dilerim.
160 syf.
·Puan vermedi
Bu, 'Üç Mesele' olayı İsmet Özel'in teknik, medeniyet ve yabancılaşma sorunsalini değerlendirmesiyle deneme halinde karşımıza çıkar. Burada sorulması gereken şey şudur; bunun paradigması nedir? İsmet Özel belirttiği 'Türk' gibi düşünmek bu işi kaostan kurtaracak mı? Batının tekniği ve modeli karşısında müslüman tekniği var mı?
Bu sorular karşısında pekâlâ cevapsizdir İsmet Ozel.
O bu duruma sanırım şöyle cevap verir, "siz kılın namazınizi Allah kabul eder."
160 syf.
·4/10
Bu kitapta İsmet Özel'in batının tekniğini tamamen reddeden bir anlayışı var. Ancak bu kadar teknolojiyi reddedebilmek böylesi bir çağda bana pek de mümkün değil. Ayrıca İsmet Özel buna bir çözüm de sunmuyor.
160 syf.
·Puan vermedi
“Hayal, ipleri elden kaçırmaktır. Oysa öyle bir dünyada yaşıyoruz ki, o ipin ucu elinizden kaçtı mı, hemen başkasının eline geçiveriyor. Ondan sonra siz hayal kuruyorsunuz, ama bir başkası yaşıyor.”
160 syf.
·Beğendi·10/10
Ufuk açan kitaplar arasında kesinlikle en iyilerinden. Ben de hem İsmet Özel'in hem Üç Mesele'nin yeri ayrı.
192 syf.
·Puan vermedi
Yazar Üç Mesele’de çağa ayak uydurmanın tamamen yanlış olduğunu, batının ürettiği tekniği/ teknolojiyi kulluk haddinin aşılmasının bir belirtisi, kendi ifadesiyle “deyim yerindeyse tağut olarak görüyoruz.” diyerek dile getiriyor. Ve bir çözüm de sunmuyor..Yine “hayal ipleri elden kaçırmaktır. Oysa öyle bir dünyada yaşıyoruz ki, o ipin ucu sizin elinizden bir kaçtı mı, hemen bir başkasının eline geçiveriyor. Ondan sonra siz hayal ediyorsunuz başkası yaşıyor..” diyerek tahayyül etmeyi kesin bir dille reddediyor. Kitabın başka birçok yerinde ister istemez tepki verirken buldum kendimi. Rabbimiz bizden orta yolu tutan bir ümmet olmamızı istemiyor mu? Bu kadar uç olmaya gerek var mıydı... Keşke okuyan biriyle kritik yapabilseydim.. zira bana bazı kısımları fazlasıyla zorlama geldi...
160 syf.
Bir gün cirkin bir adamın güzel bir bebeği dogmus adamın içine şüphe dogurmuş bir gece cocuga lambayı yakıp bakmiş bizim batindaki gelen iyi olan seyleri meydana getiren kabul edemeyişimiz dinlendiren ustadımız eline ve kalemine saglık
"Zaman zaman Müslümanlara yöneltilen "çağdışı" kalma suçlaması eğer Müslümanların çağın çirkefi dışında kaldıklarını vurguluyorsa büyük iltifat."
İyiliğe yönelmek, kötülükten kaçınmak yalnızca "somut", gözlenebilir davranışların ortaya çıkması ile olup bitmiyor, iyiliğe yönelmenin ve kötülükten kaçınmanın "niyet"i de aranıyor.

Yani kör bir eylem değerli değil; İslam açısından inançtan soyutlanmış eylemi tamamlanmış sayamıyoruz.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Üç Mesele
Alt başlık:
Teknik, Medeniyet, Yabancılaşma
Baskı tarihi:
Eylül 2012
Sayfa sayısı:
160
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786056323911
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Tiyo Yayınları
Baskılar:
Üç Mesele
Üç Mesele
Teknoloji, medeniyet, yabancılaşma adını verdiğimiz meseleler (Müslüman veya kâfir) bütün çağdaş insanların en önemli meseleleri olduğu için -sırf bunun için- ele alınıyor değildir. Kuşku yok ki birçok düşünce adamı, bu meseleleri, kendi bağımlı oldukları anlayışlar açısından ele almışlardır. Benim yaptığım burjuva, Marksist, yapısalcı vs. bakış açılarının yanı sıra meseleleri bir de İslâm noktasından ele almak değildir. Bu üç meselenin Müslümanları yeni bir dünyaya açılmaları bakımından birinci derecede ilgilendiriyor olması, beni bu konularda yoğunlaşmaya mecbur bırakmıştır.

Bir meseleyi kökten kavramakla, o meseleye köklü bir çözüm getirmeye çabalamak birbirinden çok farklıdır. Kavrayıştaki köktenci tutumumuz bizim şükreden, hamdeden tarafımızdır. Buna karşılık bir meseleyi kökten bir çözüm önermek, bir rubûbiyet iddiasıdır. Gerçekte meseleyi kökten kavrayan kişi, o meselenin nihaî çözümünün elinde olmadığını da kavramış sayılır. Ancak meselenin radikal bir yaklaşımla kavranışı o mesele içinde erimekten, o mesele dolayısıyla karşılaşılan belâlara, günahlara bulaşmaktan bizi alıkoyar. Kavrayışında radikal olmayan, istikametinde de isabetli olamayacaktır.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 362 okur

  • Hasan Hadi
  • Ayşe Yavuz
  • Butimar
  • Hayriye Çelik
  • Fatih Mehmet YILDIZ
  • Aydan
  • Berşan Özdil
  • Zehra
  • Hayrettin Köktaş
  • Gülçin Başünal

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%9.8
14-17 Yaş
%3.9
18-24 Yaş
%19.6
25-34 Yaş
%33.3
35-44 Yaş
%21.6
45-54 Yaş
%9.8
55-64 Yaş
%2
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%39.8
Erkek
%60.2

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%39.4 (28)
9
%29.6 (21)
8
%9.9 (7)
7
%1.4 (1)
6
%2.8 (2)
5
%0
4
%2.8 (2)
3
%1.4 (1)
2
%0
1
%0