+ "Adalet uygulanmıyorsa, namussuzluk örtbas ediliyorsa ve inançlarını koruyan insanlar acı çekiyorsa, sizin gerçekliğiniz ne işe yarıyor peki?"
- "sana hiçbir zaman gül bahçesi vadetmedim ben. Hiçbir zaman kusursuz bir adalet vadetmedim.. sana ancak bütün bunlarla savaşma özgürlüğüne kavuşmada yardımcı olabilirim. Sana sunduğum tek gerçeklik savaşım. Ve sağlıklı olmak gücünün yettiği kadarıyla, bu savaşımı kabul edip etmemekte özgür olmak demektir. Ben yalan şeyler vadetmem hiç. Kusursuz, güllük gülistanlık bir dünya masalı koca bir yalandır... Üstelik böyle bir dünya çok can sıkıcı bir yer olur!"
Durdum ve Roma Kudüs'ünü düşündüm. Ve o dönemde Yahudilere uygulanan baskıyı.. Kudüs'e girmelerinin yasaklanmasını... Senede sadece bir kez, şehrin kuzeyindeki bir tepenin kenarından ve uzaktan Beyt-i Makdis alanını izlemelerine müsaade edilmesini.. Sonra bugün, dünün mazlumlarının ellerine gücü ve yetkiyi geçirince, zalimlerin yerini almalarını... Kudüs gibi her yerinden tarihi ibretlerin fışkırdığı bir şehirde, tarihten hiç ibret alınmamasının tuhaflığını...