Oruç bize, evimize ve hayatımıza bir misafirdir, gelen misafire en iyi şekilde ağırlamak gerekir. Önce gelecek olan misafir için önceden hazırlık yapılmalıdır. Ruhumuzu, aklımızı, kalbimizi temizlemeliyiz ki misafirimizi hoş karşılayalım. Gelen misafir için nasıl çırpınıyorsak oruç bizim kapımızı çaldığı vakit ise aynı incelikle karşılamamız gerekiyor. Neyden hoşlanıyorsa onu yapmalı, neyden kötü oluyorsa onun uzak durup yapmamalıyız ki bizden razı olarak ayrılsın.
Oruç sadece beden ile yapılan bir ibadet değildir. Aynı zamanda dil, göz, kulak ve en önemlisi kalp ile yapılan bir ibadettir. Yemeyerek, içmeyerek tutulan oruç bedenen tutulmuş olur. Ama oruç tutarken dilimizi, kulağımızı, gözümüzü ve kalbimizi de kötü, çirkin şeylerden arındırırsak asıl maksada ulaşmış oluruz.
Ramazan ayı Müslüman'a bahşedilmiş yegane hediyedir. Öyle ki ramazan ayı geldiği vakit insanların içi kıpır kıpır oluyor. Sanki yeryüzünü bir sevinç kaplıyor sevinç ama ne sevinç her yer ışıl ışıl oluyor, sofralarda bereket, gönüllerde tarifi olmayan huzur, camiler dolu, mahyalar Ramazan ayının müjdesini ışıklandırıyor. Gündüz oruç, akşam muhabbet, gece ibadet oluyor. Hediye bir de hediyesiyle geliyor" bayram ". Böyle güzel gelen ve böyle güzel biten bir ay var mı? İşte İslam'ın bize kattığı en güzellerden Ramazan ayı ve Oruç…